Türkçe Yardım Forumu Servisi ( www.webyardim.org ) 2008 - 2017

Hoşgeldiniz!, Misafir
3556 Gündür yayındayız Toplam Mesajınız: 16777215
 
AnasayfaAramaSSSHtml Deneme AlanıTopListKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» Tüylü Kaçak izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:47 pm

» Cesur tom ve sihirli ayna izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:46 pm

» GEzegen 51
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:45 pm

» Büyüler Evi Sihirbaz kedi izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:42 pm

» Seni Seviyorum Adamım izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:40 pm

» Olmaz böyle şey izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:39 pm

» Sen benim herşeyimsin izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:38 pm

» Kral berber izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:38 pm

» Sessiz Yalanlar izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:37 pm

» Küçük ortak izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:36 pm

Kimler hatta?
Toplam 7 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 7 Misafir :: 2 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 163 kişi C.tesi Nis. 03, 2010 9:02 pm tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 “Suriye’dekiler kaybetti, kazananlar dışarıda”

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 31
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: “Suriye’dekiler kaybetti, kazananlar dışarıda”   Paz Mart 24, 2013 4:52 pm

Suriyeli düşünür Cevdet Said, Bayrampaşa Gençlik Merkezi’nin
düzenlediği konferansta “21. Yüzyılda Müslüman Kimliği İnşası” başlıklı
bir konuşma yaptı.
Bayrampaşa Yücel Çakmaklı Kültür Merkezi’nde
gerçekleştirilen konferansta Cevdet Said, Kur’an’ı Kerim’in insanlardan
haksızlıklara ve zulümlere karşı nasıl bir mücadele vermesi gerektiği
yönündeki tavsiyelerine dair düşüncelerini kalabalık bir dinleyici
kitlesiyle paylaştı.
Cevdet Said’in konuşmasını Yard. Doç. Dr.
Fethi Güngör tercüme etti. Konferansta Çerkes olan Cevdet Said’e Kafkas
Vakfı Kurucular Kurulu Başkanı Mehdi Çetinbaş da eşlik ederek, özellikle
soruların tercümesinde yardımcı oldu.
Konuşmasına Allah’a
hamdederek başlayan Cevdet Said, 30 yıldır kitaplarını okuyan ve bugün
de salonu doldurarak kendisini dinlemeye gelen Türkiye halkına teşekkür
ederek başladı. İslam ülkeleri arasında yönetime en çok katılan ülke
halkının Türkiye halkı olduğuna vurgu yapan Cevdet Said, bunun çok
önemli bir farklılık olduğuna dikkat çekti.
"KUR'AN SADECE ARAPLARA İNMEDİ"
Gerçeklerin her zaman ortaya çıkacağını belirten Cevdet Said, “İnsanlar
daha önce de güneşin dünyanın etrafında döndüğünü söylüyordu ama asıl
dünya güneşin etrafında dönüyordu. Uzun mücadelelerden sonra insanlar bu
gerçeği kabul etmek zorunda kalmışlardır.” diye konuştu.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in kıyamet günü Müslümanlardan şikayetçi
olacağını ve “Benim ümmetim kurana ilgisiz kaldı ve mezheplere bölünüp,
ataları ve liderlerini öne çıkaracaktır diyeceğini belirten Cevdet Said,
bugünkü müslümanların Kur’an’ın mesajını dikkate almadığına dikkat
çekti.
Allah’ın Kur’an’da insanlar arasında ayrım yapmadığını ve
bu kitabın sadece Araplara inmediğini ifa eden Cevdet Said, “Kur’an
hitap cümlelerinde ‘ey insanlar, ey inananlar’ der. Ama buna karşın
kimseye de ayrıcalık yapmaz. Hz. Muhammed sık sık kızı Fatıma’yı “ahiret
günü benden medet ummayın diye uyarmıştır” diye konuştu.

Allah’ın kıyamet günü insanlara neden kendisine itaat etmediklerini
soracağını ve onların da “bizi yönetenler bizi yanılttı” cevabını
vereceğini söyleyen Cevdet Said, yöneticilerin de buna karşılık “hayır,
onlar bize uydu” diyeceğini ifade ederek, “Bu yüzden Kur’an’ın temel
kavramlarını iyi öğrenmeliyiz” dedi.
"SEVAPLARI AĞIR GELENLER CENNETE GÜNAHLARI AĞIR GELENLER CEHENNEME"
Kur’an’ın kendisine sarılan ve hükmü altına giren bütün insanlar için
büyük bir güç olduğuna değinen Cevdet Said, çünkü bu şekilde Allah’a ile
yüzyüze iletişim kurma imkanına kavuşulduğunu ifade etti. Müslümanların
sahip oldukları büyük nimeti unuttuğunu belirten Cevdet Said, “Allah’ın
insanlara adaletle davranmayı, yakın akrabalardan başlayarak iyilikle
muamele etmelerini ve fuhşiyattan uzak durmayı davet ettiğini” ifade
etti. Adaletin bütün dünyada terazi ile resmedildiğini dile getiren
Cevdet Said, “Bu manidardır. Çünkü bir denge sağlanması gerekir. Nitekim
Karia süresinde de bu benzetme yapılır. Sevapları ağır gelenlerin
cennete, günahları ağır gelenler cehenneme gönderileceği belirtilmiştir”
dedi.
Allah Kur’an’da gelecekten sık sık bahsettiğini ifade
eden Cevdet Said, bu konuda Bakara Suresi 30. ayet mealini örnek olarak
verdi. Allah’ın bu ayette “Hani, Rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir
halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Orada bozgunculuk yapacak, kan
dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamdederek daima seni
tesbih ve takdis ediyoruz.” demişler. Allah da, “Ben sizin bilmediğinizi
bilirim” demişti.” dediğini ifade eden Cevdet Said, açıklamalarını
şöyle sürdürdü: “Allah’ın insanlara akıl ve irade verdiğini ve tüm
yaratılmışları insana emrine vermiştir. Eğer yaratılmış olanın kanunu
bilirse her şey insana itaat eder”
Kur’an Mekke’de nazil olup
insanlar birer birer Müslüman olmaya başladığında kendilerine çeşitli
işkenceler yapıldığını anlatan Cevdet Said, buna karşın kimsenin
inancını değiştirmediğine değindi. Cevdet Said şöyle konuştu:

“Hz. Bilal’e türlü işkenceler yaptıkları halde fikrini ve inancını
değiştirmemiştir. Ne kadar baskı olursa olsun olsun insanların kanaati
değişmez. Baskı uygulayarak insanların fikirlerini değiştiremezsiniz.
Siyasette baskı uygulayarak insanların fikrini değiştiremezsiniz.
Siyasette baskı uygularsanız tağut olursunuz. Aynı şekilde bir kızı
evlendirirken de ona baskı yapamazsınız. Allah Rasülü’ne kendisinin
zorla evlendirilmek istendiğine dair bir şikayetle gelen bir genç kıza
Peygamberimiz hak vermiş ve bunun yanlış olduğunu söylemiştir.”
"SİLAHLA BİR YERE VARILMAZ"
Herhangi bir inanç veya düşünceyi insanlara anlatmada iknanın öneminin
çok fazla olduğunu söyleyen Cevdet Said; “Hz. İsa mesajını insanları
ikna etme üzerine kurmuştu. Roma İmparatorluğu önce ona karşı çıktı ve
ona zulüm etti. Buna rağmen 4 asır geçmeden Roma Hristiyanlığın en büyük
merkezi oldu.” diye konuştu.
Cevdet Said, sözlerini şöyle
sürdürdü: “Avrupa ülkelerinde savaşın olduğu yılları biliyorum. Bugün
Norveç’te 80’den fazla kişiyi öldüren bir caniye Avrupa 20 yıl ceza
vererek, onu ıslah etmeye çalışıyor. İnsanlık çok önemli mesafeler
kaydetti. Silahla bir yere varılmaz. Cezayir Kurtuluş Savaşı’nda 2
milyona yakın insan öldü. Buna karşın 2 tane atom bombası atılan Japonya
bugün aklıyla düşmanlarını yola getirmiştir.”
Bugün halkın
yönetime katılımının her zamankinden daha da önemli hale geldiğini
vurgulayan Cevdet Said, “Bugün geniş kitlelerin sözlerine ve iradelerine
dikkat etmeyen, yönetimini baskıyla kuran en büyük güç ABD’dir. Çünkü
bugün dünyadaki çevre kirliliğinin 4’te birini ABD üretmektedir ve Kyoto
protokolünü imzalamamıştır. Küresel ısınma felaket getiriyor fakat
ABD’den çekinen insanların onun yaptığı çevre kirliliğini
söyleyemiyorlar.” diye konuştu.
"TÜRKÇE EZAN KİMSENİN İÇİNE SİNMEMİŞTİ"
Gücü putlaştırmamak gerektiğini kaydeden Cevdet Said; “Çünkü bugünün
yöneticileri halkın söylediklerini dikkate almak zorundadırlar. Eğer
bunu dikkate almazlarsa, yöneticilik yapmakta zorlanırlar.” dedi.
Türkiye halkının yöneticilerinin sözlerini dikkate almaları ve yönetime
dahil olmaları açısından güzel bir olduğunu söyleyen Cevdet Said,
“Sizin yöneticilerinizden Adnan Menderes, ezanın Arapça okunması için
mücadele veriyordu. Meclis’te ezanın Arapça okunması kararı öğle
namazından sonra verilmişti. Karar verilir verilmez ikindi namazında
bütün ezanlar Arapça okundu. Çünkü kimsenin içine Türkçe ezan
sinmemişti.” ifadelerini kullandı.
Konferansına daha sonra
kendisine gelen soruları cevaplayarak devam eden Cevdet Said, önemli
açıklamalarda bulundu. Öncelikle demokrasiye niye çok vurgu yaptığına da
açıklık getiren Cevdet Said, “Batı’nın aklı kullanarak, merkeplerin
sırtından indiği ve çok gelişmiş ulaşım vasıtaları geliştirdi. Tabi bunu
sadece teknolojiyle yapmadı, yönetim biçimiyle de yaptı. Kur’an’da
koskoca bir sürenin adı Şura’dır. Allah Resulü’ne “yöneticilik işlerinde
onlarla istişare ederek ortak karar al” diyor. Peygamber olduğu halde
arkadaşlarıyla istişare etmesini istiyor. Benim demokrasiden anladığım
budur. Şura esasında demokrasiden daha öndedir. Tabi ki, batının bize
dayattığı demokrasi değildir benim anladığım.” diye konuştu.

Geleceğin kadınların olduğunu söyleyen Cevdet Said, artık bir düğmeye
uzaya araç gönderilen bir çağda kas gücünün bir öneminin olmadığını
söyledi.
Erkeğin öne çıkarılmasının gücü dolayısıyla olduğunu
belirten Cevdet Said, “Oysa eşeğin kasları daha güçlü. Mesele kas
meselesi değil. Birçok İslam ülkesinde kadın öğrencilerin daha çok
olduğunu gördüm. İstanbul’daki toplantılarda da kadının daha çok
olduğunu gördüm. Batılılar Kur’an’ın erkeksi bir üslupla yazıldığı
eleştirisi aldım. Ama bu yanlış. Artık kadınlar İslam dünyasında daha
çok hayatın içindiler. Demokrasiyi önemseyip ona sıkı sarılın. Geniş
halk kitlelerini önemseyin. Peygamberlere onlar inanmışlardır. Adaletin
esas olduğu bir toplumsal yapı oluşturmalıyız. Firavun gibi zalimler
geniş toplumlara eziyet etmişlerdir.” diye konuştu.
Bugün BM’de
5 ülkenin veto hakkını kullanabildiğini söyleyen Cevdet Said,
“Türkiye’nin Başbakanı bu veto hakkını eleştiren beyanatlarda bulundu.
Bunu çok takdire şayan buldum” diye konuştu. Demokrasilerde insanların
çoğunluğunun yanlış yapma ihtimalinin olduğunu söyleyen Cevdet Said,
buna Kur’an’da da buna vurgu yapıldığını kaydetti. Amerika’nın
zenginlerinin bütün toplum üstünde baskı oluşturarak tüm dünyada
yanlışlar yaptırdığını belirten Cevdet Said, bu kesimlerin paralarının
aydınların, akademisyenlerin ve yazarları susturduğunu ve gerçeği
söyleyemediklerini ifade etti.
"SURİYE'DEKİLERİN HEPSİ KAYBETTİ KAZANANLAR DIŞARIDA"
Son olarak Suriye’de yaşanan gelişmelere yönelik açıklamalarda bulunan
Cevdet Said, şunları söyledi: “Allah Rasülü ‘kıyamet günü’ adil
davranmayalar dışında herkesin pişman olacağını haber vermektedir. Bugün
Suriye’de 40 yıldır süren bir zulüm yaşanmakta. Hafız Esed’in kardeşi
daha makul bir insandı. Ancak kardeşini ülkede tutmadı, alternatif bir
yönetici olarak karşısına çıkmaması için onu yurt dışına sürdü.
Suriye’nin yöneticileri insanlarına bir kez kullanılıp atılacak mendil
kadar değer veriyorlar. Daha fazla bir kıymet vermiyorlar. Deraa’da
evine dönerken öldürülen üst düzey yöneticinin cenazesini bile
kaldıramadılar. En son Ramazan El Buti’yi kimin öldürdüğü de meçhul.
Suriye’de kim kazandı Allah aşkına. Suriye’dekilerin hepsi kaybetti.
Kazananlar dışarıda, başkaları kazandı. İçişleri bakanlığı yapmış biri
öldürülüyor, intihar etti deniyor. Belki intihar etmiştir, belki intihar
süsü verilmiştir. Suriye’deki mevcut durumu öldürme odaklı olarak
tanımlayabiliriz. Herkes karşı taraftakini öldürmeye çalışıyor. İnsanlar
birbirini boğazlıyor. Bu dalalettir. Hepsi silaha, güce iman ediyor.
Burada bir parantez açıp, bir hadisi şeriften bahsetmek istiyorum. Allah
Rasülü, “birbirine silah çekenlerden öldürenin cehennemlik olduğunu ve
ölenin de cehennemlik olduğunu” söylüyor. “Ya Resullulah öldüreni
anladık da öldürülen neden cehennemliktir” diye sorduklarında “gücü
yetseydi o da diğerini öldürecekti” diyor. Humeyni hem başarısı hem de
başarısızlığıyla bizim önümüzde çarpıcı bir örnek olarak duruyor. Nasıl
kadınlar askerleri güllerle karşılayıp güzel bir sivil itaatsizlik
örneği verdilerse, sonra silaha sarılıp Irak’la mücadele başladığında
milyonlarca insanın ölmesiyle nasıl kaybettiğini düşünün… Yusuf
Aleyhisselam, olayları okuyabildiği için, insanların hakikatlerini
okuyabildiği ve bu hakikatler arasında bağ kurabildiği için başarılı
oldu. Kur’an helak olan toplumların Ad ve Semud gibi hepsinin güce
taptığını açıklıyor bize… Güce önemsedikleri için yok olduklarını
söylüyor. Arap ülkeleri de maalesef gücü önemsiyor. Suriye mübarek bir
belde olarak bilinir. Niye? Üç büyük kıtanın kesişim noktası olarak
bilinir. Gerçekten çok önemli bir yerde. Burada bu kadar büyük bir
kargaşa kimin işine yarar. Rusya, Çin, ABD veto hakkını kullanıyor.
Bunlar katılımcı-demokratik yapıya aykırı durumlardır. Suudi Arabistan’a
demokrasi lazım değil mi? Suud kendisi sanki çok iyiymiş gibi, Suriye
olaylarına müdahil olmaya kalkıyor. Silahı çözüm yolu olarak gören bir
kimse kendisini insanlığın karşısında konuşlandırmıştır. Türkiye ve
Mısır önderliğinde katılımcı yönetim sistemleriyle bu dünya sistemini
değiştirebiliriz. Zira Batı, Hz. İsa’nın mesajının aksine gücü yücelten
sapkın anlayışın üzerine kurulmuştur. Silahı kullanmayı tercih etmek,
aklı kullanmayı tercih etmemek anlamına gelmektedir. Bir mütefekkirin
dediği gibi, “tarih cahilleri ve gafilleri suçlular olarak anacaktır.”
Bu bozuk düzeni savununlar, Allah’ın hakikat nurunu söndürmek için
çabalıyorlar elbette ama onlar asla bunu başaramayacak ve Allah’ın hükmü
galip gelecektir.”

_________________________________________________


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
 
“Suriye’dekiler kaybetti, kazananlar dışarıda”
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkçe Yardım Forumu Servisi ( www.webyardim.org ) 2008 - 2017 :: GeneL Forum :: Haber Özetleri-
Buraya geçin: