Türkçe Yardım Forumu Servisi ( www.webyardim.org ) 2008 - 2017

Hoşgeldiniz!, Misafir
3593 Gündür yayındayız Toplam Mesajınız: 16777215
 
AnasayfaAramaSSSHtml Deneme AlanıTopListKayıt OlGiriş yap
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» Tüylü Kaçak izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:47 pm

» Cesur tom ve sihirli ayna izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:46 pm

» GEzegen 51
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:45 pm

» Büyüler Evi Sihirbaz kedi izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:42 pm

» Seni Seviyorum Adamım izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:40 pm

» Olmaz böyle şey izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:39 pm

» Sen benim herşeyimsin izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:38 pm

» Kral berber izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:38 pm

» Sessiz Yalanlar izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:37 pm

» Küçük ortak izle
tarafından Blackdream Paz Ağus. 20, 2017 2:36 pm

Kimler hatta?
Toplam 18 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 18 Misafir :: 1 Arama motorları

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 163 kişi C.tesi Nis. 03, 2010 9:02 pm tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 İnkılap Tarihi Ders Notları

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:25 am

1.ÜNİTE İNKILAP (DEVRİM) KAVRAMI

AİLE : İnsanoğlu aklını kullanıp geliştirirken kendi benliğininde farkına varmaya başladı ve aile kavramı ortaya çıktı.
-Aile à İlk toplumsal birlik.
Not: İlk ailelerde yeni doğan çocuğun bütün topluluğun ortak malı sayılması aile kavramının ortaya çıkmadığını gösterir.

KABİLE (BOY) : Ailelerin ortak çıkarlar doğrultusunda tek bir güçlü ailenin egemenliği altına girmesi ile oluşmuştur.
-Kabile à İlk siyasal birlik.

DEVLET : Belirli bir kültür düzeyine erişmiş toplumların ortaya çıkardığı siyasal yapıdır.

Öğeleri
1-Ülke
2-Halk
3-Egemenlik

KÜLTÜR : Bir insan topluluğunun belirli bir zamanda her alanda ürettiği
maddi manevi değerler toplamıdır. Ekonomi-Bilim-Sanat-Din öğeleridir.

UYGARLIK (MEDENİYET) : Kültürün yerleşik düzene geçerek kentleşmiş
toplumlarda üretilmesi ve belli toplulukların bu tür kültürlerin
arasında benzerlik bulunmasına uygarlık adı verilir. Tarihte bilinen
ilk devlet SÜMERLER’dir. Ardından MISIRLILAR gelir. Bu devletlerin
ortak özellikleri din devleti olmalarıdır.

NOT : Bir devletin en önemli görevi hukuk kuralları koyarak vatandaşlarının can güvenliğini korumasıdır.
NOT : Roma imparatorluğu küçük bir devlet den avrupa ve kuzey afrikada
toprakları olan ve hukuk kurallarının egemen olduğu büyük bir devlet
haline geldi

AYDINLANMA ÇA?ININ SEBEPLERİ : Batıda ortaçağın sonlarına doğru bir uyanış başlamıştır. Bu uyanışta ;
1. Kapalı ve içine dönük ekonomik yaşamın coğrafi keşiflerinin etkisiyle kırılması.
2. Batı insanının para ekonomisine geçişi
3. ilk çağın büyük düşünürlerinin yapıtlarının tekrar değerlendirilmesi.
4. Aklın gidere özgürleşmesi.

AYDINLANMA ÇA?ININ ÖZELLİKLERİ :
1. Temelinde eşitlik vardır.
2. İnsanların devlet gücü üzerinde hakkı olduğu görüşü ortaya çıktı.
3. Bu döneme en büyük katkıyı fransız düşünürleri yapmıştır.
Var olan duruma ilk tepki bir ingiliz kolonisi olan kuzey amerikalılardan geldi.

AMERİKALILAR :
· İlk bağımsızlık savaşı
· İlk (yazılı) anayasa
· Tarihin bilinen en uzun ömürlü anayasası

FRANSIZLAR :
· 1789 Fransız ihtilali
· Milliyetçilik (ulusculuk) akımı doğdu

İNKILAP MODELLERİ :

İHTİLAL : Halkın bazı güçlü önderlerin öncülüğünde mevcut siyasal düzeni zorla yıkmasıdır.

İNKILAP (DEVRİM) : İhtilalle birlikte yıkılan düzenin yerine gelişmeye
açık ve çağın gerçeklerine uygun yeni bir düzen kurulması.

BÜTÜN İNKILAPLARDA ORTAK OLAN ÖZELLİKLER :
1. Şiddet zorlama. 2. Yenileşme yada topyekün değişme.
NOT : İhtilal inkılabın ön aşamasıdır.

RUS DEVRİMİ : 1917’de yaşanan bu devrim toplumun bütün kesimlerince benimsenmediği için başarılı olamamıştır.
TÜRK DEVRİMİ : Karmaşık bir yapı vardır. Bir taraftan kurtuluş savaşı
yürütülürken diğer taraftan ulusal bir devlet kuruldu. İhtilal ve
inkılap süreci birlikte yaşandı.

NOT : Türk devrimi diğer devrimlerden etkilenmekle beraber yapılanlar ulusal bir kalıba dökülüp yeni bir model oluşturmuştur.

EVRİM : Toplumsal kurumların kendiliğinden hissedilmeden zaman koşullarına uygun olarak değişmesidir.

REFORM YADA ISLAHAT : Devlet yapısının bazı alanlarda işlerliğini yitirmesi sonucunda yapılan düzeltmelerdir.

HÜKÜMET DARBESİ : Yönetim kadrolarının iş göremez hale gelmesi
sonucunda askeri gücü elinde bulunduranların mevcut yönetimi değiştirip
zorla iş başına gelmesidir.

NOT : İnkılaplarda büyük bir kültür değişikliği hedeflenir
bilim,sanat,ekonomi,hukuk ve siyaset topyekün değişime uğrar fakat din
ve ahlak öğesi devrim dışı kalır.

2.ÜNİTE TÜRK İNKILABINA YOL AÇAN NEDENLER

TÜRKLER


İSLAMİYETTEN ÖNCE İSLAMİYETTEN SONRA

-Orta asyada yaşıyorlardı -Türkler, Emeviler döneminde
-Göktanrı inancı vardı. İslamiyeti kabul etmek istedilersede
-Devlet kardeşler arasında ortak Emevilerin Arap milliyetçiliği dolayı-
yönetilmekteydi. Sıyla benimseyemediler
-Yöneticilere KA?AN yada -Türkler islamiyet’i Abbasiler döne-
HAKAN adı veriliyordu. Minde kabul ettiler.
-İslamiyeti benimseyen Türklerin
dukları ilk devlet SELÇUKLU
devletidir.
-Ardından ANADOLU SELÇUKLU
devleti kurulmuştur.
Not: Bu dönemde engin hoşgörü
Ortamında YUNUS EMRE, HACI
BEKTAŞ VELİ, MEVLANA gibi
Düşünürler yetişmiştir.
-Anadolu Selçuklu devleti Moğol
istilaları dolayısıyla yıkılınca,
BEYLİKLER dönemi başladı Bunlar
İçinde en önemlisi OSMANLI
BEYLİ?İDİR.

OSMANLI TOPLUM VE DEVLET DÜZENİ : Osmanlı devleti toplum düzeni olarak
Anadolu Selçuklu modelini benimsemişlerdir. Bunun dışında bizans
vesasani devletleride model alınmıştır.

OSMANLI DEVLETİ YAPISI :
· Yöneticilere BEY yada SULTAN denilirdi.

· YILDIRIM BEYAZIT döneminden itibaren şehzade kendine rakip gördüğü kardeşlerini öldürmeye başladı.

· FATİH SULTAN MEHMET döneminden itibaren budurum yasallaşarak saltanat yasası yada KANUNNAME, haline geldi.

· Padişahın yanında, onun mührünü taşıyan fakat hiçbir can ve mal güvencesi olmayan sadrazam yada veziriazam bulunmaktaydı.
· Osmanlı devletinde din işlerinden sorumlu kişiye şeyhülislam adı
verilirken, din bilginlerine genel olarak ulema adı verilmekteydi.
· Fatih döneminde başlanan saltanat yasası uygulaması 17.yy’dan sonra
değiştirilerek devletin en yaşlı kişisinin padişah olmasına karar
verildi.

OSMANLI EKONOMİSİ : Osmanlı devletinde bütün topraklar devletin malı
sayılırdı. Devlet toprağı işletmek için sipahi adı verilen bir kişiyi
görevlendirirdi.
· Sipahi devletten maaş almaz köylüden topladığı vergilerle geçinirdi
kazancının bir kısmıylada devlete asker yetiştirirdi köylüde devlete
vergi vermezdi.

OSMANLI TOPLUM DÜZENİ : Osmanlı devletinde halk Müslümanlar ve Müslüman
olmayanlar (gayrimüslim) olmak üzere ikiye ayrılırdı. İki halk arasında
büyük bir ayrım olmamakla beraber gayrimüslim erkekler cizye adı
verilen bir vergi verirlerdi.

NOT ®DEVŞİRME USULÜ : Ailelerine bazı ayrıcalıklar tanınarak
Müslümanlaştırılıp osmanlı hizmetine alınan gayrimüslim erkek
çocuklardır.

OSMANLI DEVLETİNİN GERİLEME NEDENLERİ :
· Coğrafi keşiflerin olumsuz etkisi.
· Rönesans (Bilim) ve Reform(Din) hareketleri
· 1648 Vestfalya ant, ile Avrupa’da din birliği sağlandı. (30 yıl Savaşları bitti)
· Rusya’nın açık ve sıcak denizlere inme politikası
· Denetim gücünün zayıflaması ile AYAN denilen kişilerin DİRLİK denilen
büyük toprakları ele geçirmesi (Toprak sisteminin bozulması)
· 18 yy’da Rusya,Avusturya,Venedik ve İran’la devam eden savaşlar.
· Fransız ihtilalinden sonra ortaya çıkan milliyetçilik akımı.
NOT : Osmanlı devletinden ayrılan ilk ulus 1812’de Sırplar (özerk ordular)
- 1829 Edirne Antlaşması ilede yunanlılar tam bağımsız oldular.
- Araplarda Vahhabi Ayaklanmalarını çıkardılar.

OSMANLI DEVLETİNDE ISLAHAT HAREKETLERİ : Osmanlı devletinde yeniliklere
yönelme düşüncesinin ilk denemesi matbaanın kullanılması olmuştur.
· Osmanlı devletinde ıslahat hareketlerinin temel amacı devleti
parçalanmaktan kurtarmaktı. Özellikle ordu düzeltilmeye çalışıldı.

3. SELİM :
· Kurmak istediği düzene NİZAM-I CEDİT (Yeni düzen) adını verdi.
· Modern bir ordu kurdu.
· Avrupada diplomatik temsilcilikler açtı.

2. MAHMUT : 2. MAHMUT tahta çıkınca ayanlarla SENED-İ İTTİFAK denilen
(1808) bir sözleşme imzaladı. Fakat daha sonra belgeyi dikkate
almayarak ayanların siyasal güçlerini yok etti.

İÇ OLAYLAR :
· 1826’ da Yeniçeri Ocağını kapattı.
· Bakanlıklar Kuruldu.
· İtfaiye örgütü kuruldu.
· Posta teşkilatı kuruldu.
· Harbiye ve tıbbiye açıldı.
· Memurların can ve malları devlet güvencesi altına alındı.

DIŞ OLAYLAR :
· 1806-1812 Osmanlı – Rus savaşı
· 1812 Sırbistan’ın özerk olması.
· Yunanistan’ın bağımsızlığı
· Sırp, Yunan, Arnavutluk ayaklanmaları
· Mısır valisi Mehmet Ali paşa’nın ayaklanmaları.

ABDÜLMECİT DÖNEMİ :
TANZİMAT FERMANI (3.KASIM.1839) :
Amaç : Yurttaş ile devlet arasındaki ilişkiyi sağlamlaştırmaktı.
Özellikleri :
· Hukuk devletine doğru bir gidiş başladı.
· Tüm yurttaşları kapsayan bir ceza yasası yapıldı.
· Vergi adaleti sağlandı.
· Askerlik süresi kısaltıldı.
· Bağımsız mahkemelerin kurulması gündeme geldi.
· Hukuk devleti için ön şart olan vatandaşın can güvenliği devlet garantisi altına alındı.

ISLAHAT FERMANI (1856) : 1853-1856 Yılları arasında devam eden kırım
savaşında rusyaya karşı ingiltere ve fransadan yardım alarak savaşı
kazandık bunun üzerine gerek dışardan gelen istekler gerekse borçluluk
duygusundan ıslahat fermanı ilan edildi. Bu fermanla müslüman ve gayri
müslim vatandaşlar arasında tam eşitlik sağlandı. (Vergi adaleti
sağlandı gayrimüslimler devlet hizmetine alınmaya başlandılar.)

MEŞRUTİYET DÖNEMİ :
Paşidaşın yetkilerini anayasa ile sınırlaması.
NOT : Islahatların istenilen sonuca ulaşmaması siyasal niteliğe sahip
olmamalarından kaynaklanıyordu. Abdülmecitten sonra tahta geçen
Abdülaziz yenilik tarafları bir kişi olmadığından döneminde ortaya
çıkan genç osmanlılar adlı örgüt Abdülazizi tahtan indirdi. Abdülazizin
taht dan indirilmesi modern Türk ordusunun siyasal yaşama ilk
müdahalesi olarak bilinir.

GENÇ OSMANLILARIN ÖZELLİKLERİ :
· Anayasalı bir monarşi istiyorlardı.
· Halkın yönetime katılması ile bir osmanlılık ruhu doğacağından ve
böylece insanların devlet birliğini bozma girişimlerinin biteceğini
düşünüyorlardı.
· Padişahın yanında halkın seçtiği bir meclisin bulunup yönetime katılmasını istiyorlardı.
· Türk tarihinde siyasal özgürlükler uğruna ilk mücadeleyi veren gruptur.

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:25 am

2. ABDÜLHAMİT :
1. MEŞRUTİYET (23.ARALIK.1876) :
· 1876 Tarihinde KANUN-İ ESASİ adıyla bir anayasa ilan edildi.
Anayasanın Özellikleri :
· Egemenlik Osmanlı ailesine aitti.
· Son söz padişaha aitti.
· Yurttaşların siyasal parti kurma ve toplantı özgürlükleri yoktu.
· Meclis-i Mebusan ve Meclis-i Ayan olmak üzere iki kanatlı bi meclis
açıldı. Meclis-i Mebusan ‘ın üyelerini halk, Meclis-i Ayan’ın üyelerini
padişah seçerdi.
· Yasama,yürütme,yargı yetkileri padişaha aitti.
· Yargı güvenliği kesin değildi (113.madde sebebiyle)
1877-1878 tarihleri arasında çıkan osmanlı-rus savaşını rusyanın istanbul’a kadar girmesi
üzerine osmanlı devleti savaşı kaybettiğini kabul etti. 1878 yılında
önce Ayastefanos (Yeşilköy) Aynı yıl hafifletilerek Berlik Antlaşması
imzalandı.

BERLİN ANTLAŞMASI (1878) :
· Balkanlarda Makedonya ve Arnavutluk ile Bulgaristan küçük bir bölümü bize kaldı.
· Sırbistan, Romanya ve Karadağ tam bağımsız oldu.
· Kıbrıs Adası’nın yönetimi İngilizlere bırakıldı.
· Bosna-Hersek ‘in yönetimi Avusturya-Macaristan İmp’na bırakıldı.
· Kars, Arkadah, Batum Ruslara bırakıldı.
· Bulgasitan hemen hemen tam bağımsız oldu.

İSTİBDAT DÖNEMİ : 1877-1878 Osmanlı Rus savaşını bahane eden ikinci
Abdülhamitin baskı yönetimi dönemidir. 30 yıl süren bu dönemde meclis
tatilde olduğu için Abdülhamit yetkilerini kullanarak diktatörlük kurdu.
Bu dönemde,
· Doğu Rumeli girit ve mısır kaybedildi.
· Düyün-i Umumiye (genel borçlar) idaresi kuruldu. (Bu idare alacaklı devletler tarafından kuruldu.)
· Batı esaslarına göre öğretim yapan okullar açıldı.
İstibdat rejimine karşı Jöntürkler adlı bir grup ortaya çıktı. Daha sonra bütün gizli
Örgütleri çatısı altında toplayarak ittihat ve Terakki Cemiyeti haline dönüştü.

2.MEŞRÜTİYET (23.TEMMUZ.1908) : 1908 Yılında Rus çarı ile İngiliz kralı
Revalde Osmanlı topraklarını paylaşmak amacıyla görüşmeye oturdular.
(Reval görüşmeleri). Bu durumun duyulması üzerine ittihat ve terakki
cemiyeti üyeleri bir ayaklanma başlattı. Padişah ayaklanmayı
bastıramayınca meşrutiyeti tekrar ilan etmek zorunda kaldı.

31.MART OLAYI : Meşrutiyetin tekrar ilanı üzerine durumdan rahatsız
olan İngiltere İstanbul gazeteleinden birisi olan volkan gazetesine
soktuğu casus Derviş Vahdet ‘i yoluyla meşrutiyetin şeriata aykırı
olduğunu yaydı. 31.MART.1909 tarihinde ayaklanmayı padişah bastıramadı
ittihatçıların selanikten gönderdiği Hareket ordusu bastırdı. Padişah
suçlu bulunarak taht ‘dan indirildi.

NOT : 31 Mart ayaklanması Türk tarihinde bilinen rejime karşı ilk ayaklanmadır.
1909 Anayasa Değişiklikleri :
· Siyasal parti kurma ve toplantı hakkı tanındı.
· Mebusan meclisinin yetkileri artırıldı.
· Hükümetin meclise karşı sorumluluğu kabul edildi.
· Yargı güvensizliği yaratan 113.Madde kaldırıldı.
· Padişahın yasama yetkisi daraltıldı.

1911 TRABLUSGARP SAVAŞI :
Sebep : İtalyanın sömürge arayışı sırasında Trablusgarp ‘ı işgal etmesi.
Gelişme : Osmanlı devleti sadece olayı protesto etti. Çünkü Trablusgarp
‘a gönderebileceği bir donanması yoktu. Başta Mustafa Kemal olmak üzere
bazı genç subaylar Trablusgarp ‘a gittilersede balkan savaşlarının
başlaması üzere geri çağırıldılar ve savaşı kaybettik.
Sonuç : 1912 Yılında İtalya ile UŞİ antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya göre
· Trablusgarp İtalyanlara bırakıldı.
· Rodos ve 12 adanın yönetimi balkan savaşları bitinceye kadar İtalya ‘ya bırakıldı.
NOT : Bu antlaşma ile kuzey Afrikadaki son toprağımızda kaybedildi.

BİRİNCİ BALKAN SAVAŞI (1912) :
Neden: Sırplar , Bulgarlar , Karadağlılar ve Yunanlıların Makedonyayı ele geçirmek istemesi.
Gelişme : Osmanlı devleti dört cephede savaşmak durumunda kaldığı için başarısız oldu.

Sonuç :
· Arnavutluk bağımsızlığını ilan etti.
· Makedonya ve Trakya balkan devletleri arasında paylaşıldı.
· 1913 yılında londra ön barışı imzalandı. Buna göre,
1. Batı sınırımız midye ve enes çizgisine çekildi.
2. İmroz ve Bozcaada dışındaki bütün ege adaları Yunanlılara verildi.

İKİNCİ BALKAN SAVAŞI :
Birinci balkan savaşına katılan devletlerin içinde bulunduğu grup fazla
pay alan Bulgaristan’a savaş açtı.Osmanlı devleti karışıklıktan
yararlanarak Edirne ve Kırklareli’yi geri aldı.
NOT : Birinciye katılmayıp ikinciye katılan devlet ise Romanya’dır.

İTTİHAT VE TERAKKİ PARTİSİNİN DİKTATÖRLÜ?ÜNÜN BAŞLAMASI :
Birinci Balkan savaşındaki toprak kayıplarından yöneticileri sorumlu
tutan ittihatçılar 23.Ocak.1913 tarihinde hükümet binasını basarak ele
geçirdiler. Bu olaya Bab-i Ali baskını adı verilir.

3. ÜNİTE :

OSMANLI DEVLETİNİN SONA ERME SÜRECİNE GİRMESİ :


1. DÜNYA SAVAŞI :

Türkçülük Akımı : İttihat Terakki partisinin savunduğu bir akımdır.
Partililer Osmanlı bir toplum yapısını benimsiyorlar fakat her türlü
yeniliğin Türkçülüğün ışığı altında yapılmasını savunuyorlardı.
NOT : Bu akımın önde gelen lideri Ziya GÖKALP’ tir.
NOT : Türkçülük akımı ilk önce dil alanında başlamıştır.
İslamcılık Akımı : Devletin başına gelen bütün felaketlerin sebebinin
İslam kurallarından uzaklaşmak olduğunu savunanların ortaya çıkardığı
bir akımdır.
Osmanlıcılık Akımı : Tanzimat ile uygulamaya konulan fakat köklerini
2.Mahmut zamanında bulan bir akımdır. Saray ve çevresi tarafından
desteklenmiştir. Bu akıma göre dinleri ulusları inançları ne olursa
olsun herkez osmanlı sayılırdı.

Kişisel Girişim ve Yerinde Yöneticilik Akımı (Teşebbüs-i Şahsi ve Adem-i Merkezcilik) :
Prens Sabahattin tarafından ortaya atılan bu akım kişisel girişime
değer veriyordu. Osmanlı insanına her türlü özgürlüklerin tanınması ve
halkın federasyona benzer bir yapı içinde yaşaması öneriliyordu.
Almanya’ya Yanaşma : Almanya Ortaçağda parçalanmış fakat Milliyetçilik
akımının etkisiyle 1800’lerin sonlarında tekrar birleşmişti. Bu
devletler arasında en güçlüsü olan Prusya başbakanı Bismark’ın
önderliğinde birleşik Alman imparatorluğunu kurdular.

NOT : Almanyanın birleşmesi sırasında Fransa ve Avusturya ile önemli
savaşlar yapılmıştır. Alman imparatorluğu kurulduktan sonra imparator
olan 2.Wilhelm Almanyanın deniz aşırı ülkelere açılmasını ve yeni
pazarlar elde etmesini savunmuştur. 2.Wilhelm Osmanlı devleti üzerinde
egemenlik kurmak istedi.
Amaçları :
· İngiliz sömürgelerinde yaşanan müslümanları halefinin gücünü kullanarak kışkırtmak ve huzursuzluk çıkarmak.
· Süveyş kanalını ve ortadoğudan asyaya uzanan yolları denetim altına almak.
· Fazla Alman nüfusunu batı Anadolu’ya yerleştirerek Anadoluda bir Alman kolonisi kurmak.
Bu amaçları gerçekleştirmek amacıyla Osmanlıyı kendi yanına çekti
özellikle Osmanlı ordusundaki pek çok birliğin Alman subayların
denetimi altına verilmesini sağladı.

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI :
Nedenleri :
· Alman imparatorluğunun kurulması İngiltere ve Fransa’nın kurdukları dengeyi bozdu.
· Almanya’nın denizlere egemen olması İngiltere ve Fransa’nın gerginliğini artırdı.
· Rusyanın balkanlarda izlediği Panslavizm ve Panortodoksluk
politikası. Sılav ırakları :
Ruslar,Polonyalalılar,Çekler,Slovaklar,Slovenler,H ırvatlar,Sırplar ve
Bulgarlar’dır.
· Sırpların Bosna Hersek’te ayaklanma çıkarması Rusya’nın Avusturya
Macaristan imparatorluğu ile arasının açılmasına sebep oldu. İngiltere
Rusya’yı Almanya Avusturya Macaristan’ı destekledi.
· Fransa’nın Alsa-Loren bölgesini Almanyadan geri almak istemesi.
· İtalya ve Alman’ya arasındaki yakınlaşma

İTİLAF (ANLAŞMA) İTTİFAK (BA?LAŞMA)
-İNGİLTERE -ALMANYA
-FRANSA -AVUSTURYA-MACARİSTAN İMP.
-RUSYA -İTALYA
-(İtalya sonrasında taraf değiştiriyor.)
Savaşı başlatan kıvılcım Avusturya ve Macaristan Veliahtının Saray Bosna’da Sırplılar tarafından öldürülmesi oldu.
Avrupa Cepheleri : Batıda Almanlar Fransa İngiltere karşısında
zorlanıyorlardı özellikle İtalya’nın taraf değiştirmesi Avusturya
Macaristan ordularının kuzey İtalya’da yayılmalarına sebep oldu ve
cepheler genişledi.

OSMANLI DEVLETİNİN SAVAŞA GİRMESİ :
NOT : İtilaf devletleri Osmanlı’nın savaşa giremsini istemiyorlardı hatta Kapütilasyonların kaldırılmasına razı oldular.
Sebep : Enver Paşa Almanya ile gizli bir anlaşma imzalamıştı bunun
üzerine Akdenizde tatbikat yapan iki Alman savaş gemisi İngilizler den
kaçarak Osmanlı’ya sığındılar Osmanlı gemileri satın aldığını açıkladı
Karadenize açılıp Rus limanlarını bombalattı.

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:25 am

OSMANLI ÜLKESİNDE AÇILAN CEPHELER :
1. Doğu (Kafkas) Cephesi : Bu cephede Ruslar ile savaşılmıştır. Enver
Paşa Kars,Ardahan ve Batum’u geri almak ve Kafkasyadaki Müslümanları
birleştirmek istiyordu. Hazırlıksız yapılan saldırılar 100.000 askerin
donarak Şehit olmasına sebep oldu Ruslar Erzurum,Muş,Bitlis,Trabzon ve
Erzincan’ı işgal ettiler fakat Rusya’da ihtilal çıkınca savaştan
çekilmek zorunda kaldılar. 3.Mart.1918 tarihinde Brest-Litowsk
Antlaşması imzalandı. Buna göre ,
· Doğu Cephesi kapandı.
· Ruslar Kars Ardahan ve Batumu geri verdiler.
2. Çanakkale Cephesi :
Amaç : İngiltere ve Fransa’nın Rusya’ya yardım götürme isteği.
Rusya’ya yardım götürürken boğazlardan geçilirse İstanbul düşecek
Osmanlı devletide tarihe karışacaktı. İngiltere ve Fransa bu amaçla
önce denizden saldırıya başladılar fakat Nusret mayın gemisinin boğaza
mayın döşemesiyle başarısız olup geri çekildiler daha sonra sonra
gelibolu yarımadasından karaya çıkmaya çalıştılar.
NOT : Osmanlı devletinin başarılı olabilmesi için Almanya’dan yardım
alması gerekiyordu bu yardım Bulgaristan’ı savaşa çekerek mümkün
olabilirdi. Bunun için Dimetoka’yı Bulgaristan’a bırakmak zorunda
kaldık. Bu olaydan sonra Almanya’dan yardım gelmeye başladı antlaşma
devletleri Çanakkale’yi boşaltmak zorunda kaldılar.

Sonuç :
· Savaşın süresi uzadı.
· Rusya’ya yardım ulaştırılamadığı için ihtilal başarılı oldu.
3. Irak Kanal Filistin Cepheleri :
· Irak Cephesi : Savaşın ilk yıllarında İngilizlere karşı başarılı
olunmuştur fakat İngilizlerin karşı harekatıyla Osmanlı ordusu elde
ettiği yerlerden çekilmiş ve bağdat’ı İngilizlere bırakmıştır.
· Kanal ve Filistin Cepheleri : Kanal cephesi Almanlar’ın isteği
üzerine açılmıştır. İngilizler’le savaşılmıştır fakat Araplar’ın
ihaneti üzerine başarısız olunmuştur. Bu sırada ateşkes imzalanarak
savaşta bitmiştir.
4. Baliçya Cephesi : Almanya ve Avusturya Macaristan ordularının
Ruslar’la yaptığı savaşlarda destek amacıyla katıldığımız cephedir.
SAVAŞIN BİTİŞİ : Rusya’nın savaştan çekilmesi ile Almanya’nın planları
gerçekleşemedi çünkü anlaşma grubunda Yunanistan savaşa katılmıştı
Almanya kurduğu denizaltı filosuyla İngiltere ve Fransa’ya malzeme
taşıyan Amerikan gemilerini batırmaya başladı. Bunun üzerine 1917
yılında ABD Anlaşma grubunda savaşa katıldı. Savaşa girdikten sonra ABD
cumhurbaşkanı kendi adı ile ünlenen Wilson ilkelerini yayınladı bu
ilkeler ;
· Savaştan sonra hiçbir devlet savaşı kazansada toprak kazancı sağlamayacak.
· Başka devletlerin egemenliği altında yaşayan uluslar kendi geleceklerini tayin edebilecekler.
· Yenenler yenilenlerden savaş tazminatı almayacak.
· Bütün bu işleri düzenleyecek uluslar arası bir örgüt kurulacaktı. (Milletler cemiyeti)
Bu ilkelere güvenen Bulgaristan ilk bırakışmayı imzalayarak savaştan
çekildi, ikinci bırakışmayı Osmanlı devleti, üçüncüyü Avusturya
Macaristan İmp. Son olarak Almanya imzalayarak savaş bitti. Sonuçta
sadece yenen değil yenilen devletlerdede ağır toplumsal ve ekonomik
bunalımlar meydana geldi.

4.ÜNİTE :

OSMANLI DEVLETİNİN PARÇALANMAYA BAŞLAMASI VE BUNA İLK TEPKİLER :


1. Rus Çarlığı : Çarlık rejimi yıkılınca Rusya’da tarihteki ilk sosyalist devlet kuruldu.
2. Alman İmp. : İmp. Çöktü Almanya’da cumhuriyet ilan edildi yeni
yönetim anlaşma devletleri ile Versay anlaşmasını imzalayarak pek çok
toprağını kaybetti bu durum Almanya’da rejim değişikliğine sebep olarak
faşizmin egemenliğine girildi.
NOT : Versay anlaşması ikinci dünya savaşına sebep olan anlaşmadır.
3. Avusturya Macaristan İmp. : İmp. Dağıldı Avusturya Sen Jermen
anlaşmasını imzaladı. Cumhuriyet ilan edildi. Macaristan Trianon
anlaşmasını imzaladı. İmparatorluktan ayrılan topraklarda Çekoslavakya,
Yugoslavya ve Polonya devletleri kuruldu. Romanya Macaristan’dan İtalya
Avusturyadan toprak aldı.
4. Bulgaristan : Nöyyi anlaşmasını imzalayarak savaştan çekildi en az zararı gördü.
5. Osmanlı İmp. : İmparatorluk tarihe karıştı Osmanlı hükümetiyle önce
30.Ekim.1918 tarihinde Mondros ateşkes antlaşması daha sonra
10.Ağustos.1920’de Sevr barışı imzalandı.

OSMANLI DEVLETİNİ PAYLAŞMA ANLAŞMALARI :
Birinci Dünya Savaşı Öncesi :
· Üç İmparator Ant à Rusya, Avusturya-Macaristan ve Almanya arasında yapıldı.
· Doğu İşleri için üçlü Birleşme Ant à İngiltere,Avusturya-Macaristan,İtalya arasında yapıldı.
· Reval Görüşmeleri à İngiltere ve Rusya arasında yapıldı. Rusya Osmanlı topraklarında serbest bırakıldı.
Birinci Dünya Savaşı Sırasında :
· Londra Sözleşmesi à İtalya’nın Bağlaşma grubundan Anlaşma grubuna geçtiği anlaşmadır.
· Sykes-Picot Ant. à Osmanlı ülkesinin Arap topraklarının İngiltere ve Fransa arasında paylaşmasını öngören anlaşmadır.
· Saint-Jean de Maurienne à Sykes-Picot Ant’na İtalya’nın katılmasıyla imzalanmıştır.

RUSLARIN PAYI : Doğu Trakyanın yarısı Ruslara verilmiştir. (Midye enez
çizgisinin doğusu) İstanbul ve marmara denizinin güneyi ve sakarya
ırmağına kadar uzanan bölgede ruslarındı. İstanbul ve Çanakkale
boğazları ile İmroz ve Bozcaadada Ruslara verilmiştir. Doğu Anadoludaki
önemli bölgeleride almışlardı.

İNGİLİZLERİN PAYI : Bugünkü ırak ‘ın büyük bir bölümü ile Ürdün İngilizlere verilmiştir.

FRANSIZLARIN PAYI : Mersinin doğusundan başlayarak bütün çukurova ve Sivas’a kadar İç Anadolu, Lübnan’ı içine alan sahil şeridi.

İTALYANLARIN PAYI : Bütün Ege bölgesi ile Akdeniz bölgesinin Silifkeye
kadar uzanan kesimi verilecekti. Ege bölgesinin kuzeyinden Bursa’ya
kadar uzanan yerlerde İtalya’nın koruyuculuğuna bırakıldı.
Rusların savaştan çekilmeleri gizli paylaşma planlarını (anlaşmalarını)
ortaya çıkmasına sebep oldu bunun üzerine İstanbul ve Boğazlar üzerinde
anlaşma devletleri ortak yönetim kurmayı kararlaştırdılar doğu anadolu
ise ikiye ayrıldı güneyi İngiliz koruyuculuğuna bırakılırken kuzeyi
ermenistana verildi.

MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI :

Ateşkes : Savaşta çarpışmalar sürerken zaman zaman geçici olarak yada
belli bir bölgede savaşan birlikler veya bütün cephelerdeki ordular
kısa süreli bir anlaşma yapabilirler çarpışmaların kısa süre için
durdurulmasına ateşkes denilir.
Anlaşmanın İçeriği : İttihat terakki partisi hükümeti sadrazam talat
paşaya ateşkes imzalama yetkisi verdi fakat Talat paşa kısa bir süre
sonra istifa etti.
Not : Savaş suçlusu nitelemelerinden rahatsız olan enver,cemal ve talat paşalar gizlice İstanbuldan kaçmışlardır.
Talat paşanın yerine sadrazamlığa getirilen Teyfik paşa ateşkesi
imzalayamayınca yerine Ahmet izzet paşa sadrazam oldu. 30.Ekim.1918
tarihinde Limni adasının Mondros limanında anlaşma devletleri adına
İngiliz amiral Calthorpe Osmanlı hükümeti adına Rauf bey Anlaşmayı
imzaladı.
Not : Osmanlı devleti Wilson ilkelerine güveniyordu.
a) Osmanlı devletinin egemenlik haklarını sınırlayan hükümler :
· Boğazlar derhal açılacak ve orda bulunan Müstahkem mevkiler işgal edilecek.
· Anlaşma devletleri güvenliklerini tehdit eden herhangi bir duruma
düşerlerse istedikleri noktayı işgal edebileceklerdi (7.Madde)
· Doğu anadoluda bulunan 6 ilde karışıklık çıkarsa anlaşma devletleri o
bölgeleride işgal edebileceklerdi. (Ermenistana verilmesi düşünülüyordu)
· Ülkedeki bütün haberleşme anlaşma devletlerinin denetimi altına alındı.
b) Askeri hükümler :
· Asahişi sağlamak için gereken bir miktar asker dışında osmanlı orduları terhis edilecek.
· Bütün savaş gemilerine cephaneye toplara ve diğer silahlara el konulacak.
· Osmanlı vatandaşı olupta ayaklandıkları için tutuklanan ermeniler dahil herkez serbest bırakılacak.
· Brest-Litowsk anlaşmasından sonra kafkasyaya giren osmanlı birlikleri geri çekilecek.
· Anadolu dışında bulunan osmanlı birlikleri anlaşma devletleri komutanlarına teslim olacaklar.
c) Ekonomik Hükümler :
· Ülkenin bütün limanlarından anlaşma devletleri yararlanacak.
· Kömür ve petrol yatakları anlaşma devletlerinin ihtiyaçlarına tahsis edilecek.
· Demiryolları anlaşma devletlerinin denetimine alınacak.

YUNANİSTAN :

Yunanistan anlaşma devletleri grubunda yer aldığı için osmanlı
topraklarından taleplerde bulundu Rauf bey durumdan rahatsız olduğu
için Yunanlıların işgal eylemlerine karıştırılmamasını istedi. Amiral
Caltorf söz verdi fakat anlaşma metnine geçmediği için geçerli olmadı.
Parçalanma Sürecinin Başlaması ve İşgaller :
Anlaşma devletleri birlikleri ateşkes anlaşmasının 7.Maddesine
dayanarak 13.Kasım.1918 tarihinde bir filo ile İstanbul’a gelip
işgallere başladılar.

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:25 am

İşgaller :

1. İngiliz-Fransız-İtalyan işgalleri :
İngilizler à Batum,Antep,Maraş,Urfa ve Kars illerini,Konya istasyonunu
Fransızlar à Dörtyol,Mersin,Adana civarını,Afyon Karahisar istasyonunu
İtalyanlar à Antalya,Kuşadası,Fethiye,Bodrum,Milas,Marmaris civarını işgal etmişlerdir.
Ermeni İşgallleri à Ermeniler mondros ateşkesine dayanarak Rusya’nın
desteği ile doğu Anadoluda Fransanın desteği ile çukurovada işgallere
başlamışlardı.
Yunan İşgalleri à Birinci dünya savaşında Yunanistan anlaşma grubunda
yer aldığı için Osmanlı topraklarından pay istiyordu dayanakları ise
ege bölgesinde Rum nüfusunun fazla olması ve Yunan uygarlığının ege
bölgesinde doğmuş olmasıydı.

Paris Barış Konferansı (1919) :
Amaç : Yenenlerle yenilenler arasında yapılacak barışların ilkelerini
saptamaktı. Konferansta planlanan durumun dışında gizli paylaşım
planlarına dayalı problemler ortaya çıkmaya başladı özellikle İngiltere
ege ve akdeniz bölgelerinin İtalya’da kalmasından rahatsız olduğu için
bölgelerin Yunanistan’a verilmesini önerdi böylece Mondros ateşkes
anlaşmasının 7.maddesine dayanarak Yunanlılar 15.Mayıs.1919’da İzmir’i
işgal ettiler bu pay değişikliğinin iki büyük sonucu oldu,
1. İşgal olayına Yunanistanda ortak edildi.
2. İtalya ile bağlaşıklarının arası açıldı.

İşgallere Karşı İlk Tepkiler :

Azınlıkların Olumsuz Tepkileri : Osmanlı devletinde yaşayan azınlıklar Rumlar,Ermeniler,Yahudiler ve araplardır.
Rumlar : İşgallere iki dernek kurarak destek verdiler.
Mavri Miraà Ege bölgesi doğu trakya istanbul ve marmara rumlarının
yunanistanla birleşmesi için çalışan bir dernekti. Bu dernek fenerdeki
rum ortadoks patrikliği tarafından destekleniyordu.
Pontus Derneğià 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından ortadan
kaldırılan pontus rum devletini yeniden kurmak amacıyla kurulmuştur.
Ermeniler : Doğu anadoluyu ve çukurovayı işgal edip oradaki Türkleri katletmeye başlamışlardı.
Yahudiler : İşgallere tepkisiz kalıp filistinde kendi devletlerinin kurulmasıyla ilgilendiler.
Araplar : İngilizlerin tarafını tuttular.
Bazı Türklerin Olumsuz Etkileri : Bunlar iki grupta
değerlendirilmektedir. Birinci grupta bulunanlar yurtsever kişiler olup
umutlarını kaybedenlerdi ikinci grupta yer alanlar ise anlaşma
devletlerine özellikle ingiltere’ye sığınmayı isteyenlerdi.
Olumlu Tepkiler : Yurtsever kişiler tarafından haksızlıklarla mücadele etme kararı alan kişilerdi


ÜNİTE 5

MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN OLAYLARI DE?ERLENDİRMESİ VE TUTUMU


1.DÜNYA SAVAŞINDA MUSTAFA KEMAL :

1.Mart.1914’de yarbaylığa yükseltilen Mustafa Kemal 1.Dünya savaşı
çıktığı sırada Sofyada askeri ateşe olarak görevini sürdürüyordu.
Yarbay Mustafa Kemal 25.Nisan.1915’de arıburnuna asker çıkaran anlaşma
devletleri birliklerini durdurdu.. Bu başarısından dolayı 1915’de
albaylığa yükseltildi ve anafartalar grubu komutanlığına atandı.
1916’da Edirnede bulunan 16.kolordu komutanlığına getirildi. Aynı yıl
tuğgeneralliğe yükseltildi ve doğu cephesine gönderildi. Muş ve
Bitlis’i Ruslardan kurtaran Mustafa Kemal 1917’de önce ikinci ordu
sonra 7.Ordu Komutanlığına atandı. Burada ingilizleri durdurarak ünü
iyice yayılan Mustafa Kemal veliaht vahdettin ile beraber almanya
ziyaretinde bulundu. Mondros ateşkes anlaşmasının imzalanmasından 1 gün
sonra 31 Ekim de Suriyedeki yıldırım orduları grubu komutanlığına
atandı. Bulunduğu bölgenin ateşkes anlaşması hükümlerine aykırı işgal
edilmesine karşı geldiği için görevinden alındı ve 13 Kasım 1918’de
istanbul’a döndü.

Not : Enver paşa ile Mustafa Kemal’in arasının açık olmasının sebebi
Enver paşa’nın gizli bir kızgınlık ve kıskançlık duymasıydı. Bu sebeple
Mustafa Kemal’i Tekirdağ’da mevcut olmayan 19.Tümenin komutanlığına
atadı.
Yıldırım orduları grubu komutanı alman general Liman Von Sanders idi.
Osmanlı Hükümetlerinin Durumu : Ahmet İzzet paşanın sadrazamlıktan
istifa etmesinden sonra yerine teyfik paşa getirildi. Bu dönemde
Osmanlı mebusan meclisi padişah tarafından dağıtıldı. Teyfik paşada
padişahla anlaşmazlığa düşüp görevinden ayrılınca yerine ingiliz
hayranı damat Ferit Paşa getirildi. Bu dönemde yunanlılar izmir’i işgal
ettiler. Damat Ferit bu olaya ses çıkarmadığı gibi izmir’in yurtsever
valisi Nurettin paşayı görevinden alarak kendi adamı İzzet paşayı
valiliğe getirdi. Genel olarak işgallere karşı oluşan tepkileri önlemek
içinde nasihat heyetleri adı verilen grupları anadoluya göndermeye
başladı. Bu heyetler halka padişah ve hükümetlerine bağlı kalmalarını
ve bozgunculara inanmamalarını söylüyorlardı.
Mustafa Kemal’in İstanbul Çalışmaları (13.Kasım.1918’de ist.geldi.) :
Mustafa Kemal istanbul’a görev almaya geldikten sonra bir asker olarak
çalışmalara başladı. Arkadaşlarıyla toplantılar yaparak fikirlerini
öğreniyor ve hükümet içine sızabilmek için harbiye nazırı olmayı
düşünüyordu. Fakat Damat Ferit sadrazam olunca bu düşüncesinden
vazgeçti ve uygun bir görev beklemeye başladı bu arada Kazım Karabekir
paşa erzurumdaki 15.Kolordu Komutanlığına Ali Fuat paşada Ankaradaki
20.Kolordu Komutanlığına getirilmişlerdi. Mustafa Kemal bu
arkadaşlarından birliklerini terhis etmemelerini isteyerek anadoluya
geçmeye çalıştı.

Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’ Çıkışı :

Doğu Karadeniz bölgesindeki rumların saldırılarına karşı Türkler tepki
göstermeye başlamıştı. İngilizler Osmanlı hükümetine doğu karadenizde
asayişin sağlanmasını yoksa daha kötü şeyler yapabileceklerini
söyleyince padişah Mustafa Kemal’i 9.Ordu müfettişliğine getirerek
Samsun’a göndermeye karar verdi.

Mustafa Kemal’den istenilen görevler şunlardı;
1. Yetki bölesindeki Huzurun sağlanıp sürekli kılınması.
2. Ordu ve halkın elinde bulunan silah ve cephanelerin toplanıp güvenli depolarda bekletilmesi.
3. Türklerin kurduğu direnme örgütlerinin ortadan kaldırılması.

19.Mayıs.1919’a kadar yurttaki direniş hareketleri :

1. İslam İhtilali Komutası : Mondros ateşkes anlaşmasından sonra
oluşturulmuştur işgale uğrayan yörelerde ve özellikle rum çetelerinin
bulunduğu yerlerde silahlı mücaleye girişmişlerdir.
2. Kars İslam şurası : Atatürk İstanbula gelmeden 5.Kasım.1918’de
başlayan bu ulusal örgütlenme doğu anadoluya özellikle ermeniler
tarafından yöneltilecek tehtidleri göğüslemek için askeri ve siyasi bir
kuruluş hazırlığı içine girmişti.
3. Trakya Paşaeli Müdafaa-i Heyet Osmaniyesi : Edirnede kurulmuştur.
4. Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti (Doğu illerinin
ulusal haklarını koruma derneği) : Müdafaa-i hukuk derneklerinin ilke
olup kısa bir süre sonra erzurumda çalışmalara başlamıştır. İstanbulda
kurulmuştur.
5. İzmir Müdafaa-i Hukuk-i milliye Derneği : İzmirin kaybedileceği
endişesinin büyümesi üzerine kurulmuştur. Ardından büyük izmir kongresi
toplanarak
Redd-i ilhak kararı alınmıştır.

1-Not : Bu derneklerin amacı sadece yaşanılan bölgeyi kurtarmak ve yörede siyasal bir otorite oluşturmaktı.
2-Not : Kurtuluş savaşının ilk cephesi güneyde fransızlara karşı mersin tarsus osmaniye yöresinde açılmıştır.
İzmirin işgalinden sonra ayvalıkta düşmana karşı ilk savunma denemeleri yapılmıştır.

Mustafa Kemal Paşanın Samsundaki Çalışmaları :

Mustafa Kemal Samsun’a vardığında ingilizlerden rahatsız olarak havzaya
geçme kararı aldı. Havzaya geçtikten sonra bir genelge yayınladı (havza
genelgesi) bu genelgede ;
1. Askeri alanada alınacak önlemler : Askeri önlem olarak askerin terhislerinin önlenmesini istedi.
2. Yurtta direniş azmini yaygınlaştırmak için alınan önlemler : Askeri
ve sivil yöneticilere telgraflar çekerek izmirin işgalinin miting ve
benzeri gösterilerle protesto edilmesini istedi.

Not : Mustafa Kemal Havzadan harbiye nezaretine çektiği telgrafla
anadoluda neler yapabileceği konusunda ilk ipuçlarını vermişti.
Havza genelesinden sonra istanbula geri çağrıldı fakat emre uymadı
amacı Kazım Karabekir’in emrindeki 15.Kolorduya ulaşmak ve erzurumda
bulunan merkeze ulaşmaktı.

Amasya Tamimi :

Hazırlanışı Ve Duyurulması : Mustafa Kemal 20.Kolordu komutanı Ali fuat
paşa ve eski bahriye nazırı Rauf Bey’de Amasya’ya gelmişti.
Mustafa Kemal 22.Haziran.1919’da hazırladığı genelge metnini
arkadaşlarına gösterdi. Rauf bey içeriği itibariyle son derece devrimci
olan bu metni hemen imzalamadı Ali Fuat paşanın hemen imzalaması
üzerine Refet bey imzalayınca Rauf beyde imzalamak zorunda kaldı. Metin
Kazım Karabekir ve mersinli Cemal Paşanında onayını alarak yayınlandı.

Amasya Tamimi Özetle Şöyledir :

1. Vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir.
2. İstanbul hükümeti sorumluluğunun gereklerini yerine getirmemektedir.
3. Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.
4. Ulusun sesini duyurabilmesi için sivasta bir kurul toplanacaktır.
Her livadan(bölge) ulusun güvenini kazanmış üçer temsilci seçilip
sivas’a gönderilecektir.
5. İstanbul hükümeti ulusal derneklerin telgraflarını çektirmeme kararı almıştır. Bu karar dinlenmeyecektir.
6. Komutanlar birliklerini terhis etmeyeceklerdir.
Amasya Tamiminin niteliği : Belgede içerik açısından üç temel öğe vardır.
· Vatanın parçalanması ve bağımsızlığının ortadan kalkması tehlikesi
karşısında Osmanlı hükümeti hiçbir girişimde bulunmuyor. Bu hükümetin
kararları geçersizdir.
· Ulus kurtuluş kararını kendisi vermelidir.
· Bunu sağlamak için bir kurul oluşturulup gereken kararları almalıdır.
Genelgenin üçüncü maddesi egemenliğe gidiş yolunun açıldığını gösteriyor halkı sürü gören zihniyet dışlanıyor.

Not : Amasya genelgesi bir ihtilal bildirisidir. Bu belgeyle beraber
ulus egemenliğine dayanan yeni bir devlet kurmanın temel taşı
atılmıştır.
Not : Mustafa Kemal Nutukta “Artık istanbul anadoluya hakim değil tabi
olmak mecburiyetindir” Cümlesiyle istanbul’un anadoluya bağlandığını
göstermektedir.


ÜNİTE 6 KONGRELER YOLUYLA ÖRGÜTLENME VE KUVAİ MİLLİYE


Kongre : Belli bir amaca ulaşmak isteyen kişilerin bir araya gelerek
sorunları görüşmeleri ve hedefe varabilmek için kararlar almaları
yolunda düzenledikleri toplantıdır.

Not : Bu döneme kadar düzenlenen kongreler osmanlı dernekler yasasına göre yapılmıştır.
Dernekler ve kongreler sadece Türktler tarafından düzenlenmemiştir.
Anlaşma devletlerince işgal edilen arap ülkelerinde suriyenin
bağımsızlığı için toplanan genel suriye kongresi örnektir.
Kurtuluş İçin kurulan Dernekler ve Kongreler şöyledir.
· Sadece ufak belli bir yöreyi kurtarmak amacıyla (Balıkesir Kongreleri)
· Anadolu içinde büyük bir coğrafi bütünü bir bölgeyi kurtarmak amacıyla (Alaşehir kongresi)
· Bütün yurdu içine alacak nitelikte olan (Sivas kongresi)
Erzurum Kongresine kadar Gelişim : Amasya tamiminin duyurulmasına kadar
toplam 8 kongre toplanmıştır. Bunlardan sadece birinde bütün ulusu
birleştirici bir nitelik vardı. Bu kongre 29.Kasım.1918’de istanbulda
göz hekimi esat paşanın girişimi ile toplanan milli kongredir. Bu
kongrede ;
1. Yurdun savunulması için bütün ulusal güçlerin toparlanması.
2. Osmanlı devletinin uluslar kurumuna alınması.
3. Yurt dışına kurullar gönderilerek Türklerin uğradığı haksızlıkların anlatılması amaçlanmıştır.
Not: Bu kongre bir dernek yada örgüte sahip olmadığı için başarılı olamamıştır.
Ayrıca istanbulda toplanmış olmasıda etkendir. Aynı sebepten dolayı
başarısız olan bir başka örgütte Vahdet-i milliye Heyeti (Milli
Blok)’tur.
Erzurum kongresi sırasında (27.Haziran-30.Temmuz) Balıkesir kongreside toplanmıştır.
Bu kongrede ;
· Yunan işgaline karşı cepheler kurulması.
· Ulusal birlikler oluşturulması için her türlü yola başvurulacağı kararları alınmıştır.
Not : Yerel nitelikli kongreler ve kararları ulusal birleşme ve
bütünleşme sürecini geciktirebileceği için Mustafa Kemal bu kongreleri
tek çatı altında toplamak istiyordu.

ERZURUM KONGRESİ :

Toplanış Nedeni : Doğu anadolu bölgesi özellikle ermeni tehditi ile
karşı karşıya idi istanbulda toplanmış olan vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i
Milliye cemiyeti etkinliğini doğu anadoluya kaydırmıştı. İngilizler
Kars’ı ermenilere teslim edince Erzurum dada endişe oluştu 15. Kolordu
komutanı Kazım Karabekir ateşkes hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığını
denetlerken İngiliz Subay Rawlinson’u oyalıyordu aynı günlerde Mustafa
Kemal doğu karadeniz ve doğu anadoluyada gitmek zorunda olduğundan
kongreye katılmaya karar verdi. Erzurum kongresinin dört açıdan yararı
olabilirdi.
1. Erzurumdaki 15.kolordunun yurttaki tek derli toplu güç olduğundan
hareketle Kazım Karabekir’in yardımıyla bütün yurda örnek olabilecek
bir örgütlenme modelini oluşturabilirdi.
2. Erzurumla birlikte önemli bazı doğu illeri henüz işgal edilmemiş olduğundan kongre güven içinde toplanabilirdi.
3. Doğu anadolunun tehdit altında bulunması nedeniyle kongre sonucu oluşacak örgüt 15.Kolorduya maddi yardım sağlayabilirdi.
4. Erzurum kongresinin başarısı sivas kongresi için moral olabilirdi.
Kongre Arifesinde Mustafa Kemal paşa ile istanbul Hükümeti ilişkileri :
Mustafa Kemal Erzurum’a giderken yolda elazığ valisi ali galip’in
komplosu ile karşılaştı fakat sivas valisi reşit paşanın yardımıyla
atlattı. Erzurum’a vardığı sırada damat ferit paris barış konferansına
çağrılmış fakat hiçbir varlık gösteremeyerek aşağılanmıştı.
Görüşmelerdeki başarısızlığını Mustafa Kemal’in anadoludaki olumsuz
davranışlarına bağlıyordu bu yüzden görevden alınmasına karar verildi.
Fakat Mustafa Kemal kendi isteği ile istifasını bildirdi ve Erzurum
kongresi öncesinde askerlik görevinden istifa etti İstanbul hükümeti
haberi Takvim-i Vekayi den Mustafa Kemal’in görevine son verildi
şeklinde duyurdu istifa olumsuz bir etki yapmadı 23.Temmuz.1919’da
Kongre açıldı.
Alınan Kararlar : Kongre açılınca Mustafa Kemal başkan seçildi yaptığı konuşmada gerçek amacını sezdiren Şu sözleri söyledi ;
· Ulusal bir kurul oluşturulması.
· Gücünü ulusal iradeden alan sorumlu bir hükümet oluşturulması.
· Bu hükümetin anadoluda kurulması.
Not : Mustafa Kemal konuşmasıyla bölgesel niteliği olan kongreye ulusal
bir nitelik vermek istemiştir. Ayrıca istanbuldan ayrı yeni bir devlet
kurulacağını üstü kapalıda olsa sezdirmiştir.
Kongrede Beliren Görüş :
· Yurdun bütünlüğünü sağlamak için ulusal bir iradenin belirmesi gerekir.
· Bu ulusal iradenin varlığı padişahlık ve halifelik makamını kurtaracaktır.
· Bölgedeki azınlıklar tam bir güvenlik içindedir.
· Sömürüye yol açmaması koşulu ile dışardan yardım alınabilir.
Doğu anadoludaki bütün direnme örgütleri Şarki Anadolu Müdafaa-i Hukuk
dernegi olarak bir araya getirildi. Yeni derneğin işlerini görebilmek
amacıyla Heyet-i Temsiliye oluşturuldu. Başkanlığına Mustafa Kemal
getirildi.
Erzurum Kongresinin Sonuçları ;
· Kongre ile yöresel direniş hareketlerinin tek çatı altında
birleşebileceği, yurt severlerin tek amaç çerçevesinde toplanmalarının
mümkün olduğu kamu oyuna ilk kez gösterildi.
· Sivas kongresinin toplanması kolaylaşmıştır.
· Kongre sürerken Mustafa Kemal ve rauf bey’in tutuklanıp istanbul’a gönderilmesi emri verildi.
· Kongre sonunda Mustafa Kemal’in önderliği kamuoyunda giderek benimsendi.
Not: Erzurum kongeresi Toplanış amacı açısından bölgesel alınan kararlar açısından ulusal bir kongredir.

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:26 am

ERZURUM’DAN SİVAS’A :

1. İkinci Balıkesir kongresi : Egeli yurtseverler yunan işgalinin
yayılması üzerine erzurum kongresi sürerken 26,30 Temmuz tarihleri
arasında kongreyi topladılar. Kongrede yerel nitelikte olmakla birlikte
temsilciler genel kapsamlı istekler öne sürüp ulusal bazı dileklerde
bulunmuşlardı. Kongre sonunda ;
· Egedeki direniş bir ölçüde örgütlendi.
· Kuva-i Milliye güçlendirildi.
2. Birinci Nazilli Kongresi : Nazilliyi kurtarmak için yörenin kuva-i
milliye birlikleri yörük Ali efe ile Demirci Mehmet efe komutasında
bulunuyordu bu efeler arasında uyumsuzluk vardı. Uyumsuzluğun
giderilmesi için bölgeye Galip Hoca takma adıyla Celal Bayar
gönderildi. Muğlada bir kongre toplandı bu kongrede ;
· Osmanlı hükümetine yardımcı olmak esası altında Kuva-i Milliye birlikleri arasında uyum sağlamak
· Bu milis güçlerine asker sağlamak kararları alınmıştır.
3. Alaşehir Kongresi : Balıkesir nazilli ve erzurum kongrelerinin sonuçları görüşüldü kongrede alınan kararlar.
· En büyük düşman yunanlılardır onları engellemek için asker toplanacak ve vergi alınacaktır.
· İstanbul hükümetine bağlı yarı özerk bir siyasal kuruluş fikri belirdi.
· Yunanlıları yurttan kovalayabilmek için anlaşma devletleri ile görüşmeler yapılabilir.
Not : Bu kongre şu ana kadarki en geniş kapsamlı toplantı olduğu için bir ölçüde ulusallık niteliğide taşır

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:26 am

ÜNİTE - 24 ATATÜRK İLKELERİ (1) CUMHURİYETÇİLİK

Devlet, belli sınırları içinde yani bir ülkede yaşayan insanların kendi
içlerinden çıkardıkaları bir güçle, yani egemenlikle örgütlenmesi
sonucu oluşan bir toplumsal kurumdur.

Ülke-insan topluluğu ve egemenlik her devletin oluşmasında temel
taşlarıdır. Ancak ülke, doğal kaynak, nüfus açılarından devletler
arasında fark olduğu gibi, egemenliğin kaynağı ve kullanılışı
bakımından da önemli ayrılıklar bulunur.
Hukuk ve siyaset bilimleri dilinde "devlet biçimi" deyimi ile bir devletin egemenlik kaynağı ve kullanılış tarzı anlaşılır.

MONARŞİ VE DEMOKRASİ

Genelde üç çeşit devlet biçimi varır: Egemenlik aynı soydan gelen bir
kişi tarafından kullanılıyorsa "Monarşi", belli kimselerden oluşan bir
grubun elinde ise "Oligarşi", toplumun bütününe ait olursa "Demokrasi"
söz konusudur.
Egemenlik biçimlerini bir başka ayrım içinde de görebiliriz. Bu ayrımda
şu ölçü esas alınır: Egemenliği kullananların bir seçim sonucunda veya
seçime dayalı olmadan bu hakka sahip olmaları.

Böyle bir ayrımda iki ana grup devlet çeşidi belirir. Birinci gruptaki
devletler de egemenlik ya belli bir soydan gelen aile üyelerinin biri
tarafından geleneklere göre kullanılır.

Bu tür devletlerde "seçim" olgusu yoktur. Bu grup "monarşi" sözcüğü ile
ifade edilir." Krallık "Padişahlık", imparatorluk, "sultanlık" monarji
kavramının değişik adlarından ibarettir.

Egemenliği kullanan kişi belli bir aileden gelmeyebilir; bu kişiler
çeşitli toplumsal ve siyasal bunalımların doğurduğu belirsizlik
zamanlarında bazı etkili grupları arkalarına alarak egemenliği ellerine
geçirirler. Bu tür devletlere "totaliter" yani diktatörlüğün bütün gücü
elinde topladığı devletler diyoruz.

Birde egemenliğin birden çok soydan gelen belli sayıdaki ailelere ait
olduğu bir devlet biçimi vardır ki buna da "oligarşi" ve ya
"aristokrasi" denilmektedir.

CUMHURİYET

Egemenliği kullananların seçimle işbaşına geldikleri devletlerin genel
adı "cumhuriyet" sözcüğü ile ifade edilir. Ancak seçim bir kez değil,
belli aralıklarla yapılır.
Seçim bir kez olur ve bununla egemenlik süresiz olarak birine verilirse karşımıza yeniden monarşi veya diktatörlük çıkar.

CUMHURİYET ÇEŞİTLERİ

Cumhuriyetin çeşitlerini saptayabilmek için her-şeyden önce seçimi
kimlerin yaptığı önemlidir. Eğer egemenlik hakkını kullanacakları çok
sınırlı sayıda kişiler seçer ve halkın çoğunluğuna bu yol kapalı
tutulursa o zaman oligarşik bir cumhuriyet söz konusudur.

Bu seçim toplumun bütününü hiç olmaza önemli bir ölçüde
karşılayabilecek derecede geniş kesimlerce yapılıyorsa o zaman "halka
dayalı" bir Cumhuriyetten söze dilebilir. Gerçek bir Cumhuriyet için,
seçimin çok geniş halk katılımı ile yapılması gereklidir, ama yeterli
değildir.

Ancak halk seçimi özgürce yapabiliyorsa belli-başlı düşünce akımlarının
yandaşları siyasal partiler kurup halkın karşısına çıkabiliyorlarsa, o
zaman demokrasinin de içinde bulunduğu bir Cumhuriyet söz konusudur.
Bu iki ana devlet biçiminin arasında kalan önemli bir tür daha vardır.
Bu tür aslında "monar-şi"nin bir çeşididir. Bu türde halk ve hükümdar
egemenliği bir ölçüde paylaşırlar.

Bu tür monarşilerde e-gemenliği aslında halk kullanır, ama devletin
başı o-lan hükümdar egemenliğin tarihsel ve geleneksel açıdan kuramsal
da olsa sahibidir. Bu devlet biçimine "Meşruti Monarşi" adı verilir.
Osmanlı imparatorluğunda çeşitli milletler için eşitlik getiren olay
islahat fermanı, kişilerin can, mal güvenlikleri ise tazminat fermanı
ile sağlanmıştır.

CUMHURİYET VE DEMOKRASİ

insanların bütün temel haklarına, sahip olmasına, toplum içinde
.çeşitli düşüncelerin temsil edilebilmesine, yurttaşın yöneticilerini
bu düşünce akımlarım mensupları arasından serbestçe seçebilmesine,
onları her zaman denetleyebilmesi esaslarına dayanan bir rejimdir
demokrasi.

Bu mekanizmanın işlenebilmesindeki temel koşut ise "eşitlik"tir.
Yasalar karşısında bütün yurttaşlar eşit değilse demokrasiden söz
edilemez.
Diğer bir ifade ile "halkın kendini dilediğince yönelebilmesi"
anlaymına gelen demokrasi eski Yunanca'dan geliyor. "Demos" halk
"kratos" yönetim demektir. Bugün "demokrasi" biçimine dönüşen sözcük
"hak yönetimi" anlamına geliyor.
Demokrasi üç ana biçimde uygulanır: Bunlardan birincisi; "doğrudan
demokrasidir. Yurttaşlar hiçbir aracı olmadan toplanıp kendilerini
yönetmek için gerekli kararları alırlar.

İlkçağda bazı ufak kent devletlerinde uygulanan bu yöntem artık
gerçekleştirilemez. Çünkü milyonlarca kişinin biraraya gelmesi mümkün
değildir. İkincisi "Temsili demokrasi"dir.

Yurttaşlar özgür iradeleri ile belli bir süre için temsilciler seçip,
bu temsilcilere geçici bir yetki verirler. Böylece bu temsilciler ulus
adına egemenlik hakkını bir süre için kullanırlar.

Üçüncü yöntem ise "Yarı doğrudan demokrasi"dir. Bu yöntemde
temsilcilerin kabul etmek istedikleri veya kabul ettikleri yasalar
halkoyuna sunulur. Fakat demokrasilerin çoğunluğunda esas olan
"temsil"dir. Halk oylamasına çok önemli ve ender durumlarda gidilir.

ATATÜRK CUMHURİYETÇİLİ?İ

Cumhuriyet 29 Ekim 1923 tarihinde ilan edildi ve bugüne kadar Türk devleti'nin temeli olarak kaldı.
Cumhuriyetin temelinde "seçim" yatar. Egemenlik hakkını ulus adına
kullanacak olanların geçici birsüre için seçilmeleri gerekir. Atatürk
de egemenliği kesinlikle ulusta görüyordu.

Egemenlik bir bütün olarak ulustan başka bir yerden, birkişiden, bir
aileden kaynaklanamaz. Ulus belki egemenliğini birine "emanet" eder.
Atatürk bu noktada Osmanlı ailesinin egemenlik savını kesinlikle
reddetmektedir.
Onlar bu egemenliği gerçi ulustan "emanet" olarak almışlardır, ama bu
zorlama ile olmuştur. Bu nedenle ulus, iradesini gerçekleştime olanağmı
yitirmiştir.
Egemenliğin kaynağı kesinlikle ulus ve onun bütün bireyleri olunca
başka her türlü egemenlik savı ortadan kalkar. Egemenliği ulusun
seçtiği üyelerden oluşan Türkiye Büyük Millet Meclisi ulus adanı
kullanır.

Ulusu temsil eden ulusal irade, ulus adına sınırlı ve belirli bir zaman
için manevi kişiliğini de belirten Millet meclisi de en sonunda ulusça
yenilenmekle karşı karşıyadır.

Özde olan ulustur. Egemenlik onun olduğu gibi, yönetim hakkı da
onundur. Atatürk'ün Cumhuriyet anlayışının temelinde ulusal egemenlik
vardır. Egemenliğği kullananlar cumhuriyet rejiminde seçimle başa
gelirler.

DEMOKRASİ

Atafürk demokrasinin en üstün yönetim biçimi olduğunu belirtiyor. O
demokrasiyi "siyasal özgürlüğü" sağlayan bir sistem olarak veya faşizm
gibi bir-zorlayıcı toplumsal dayanışma olarak görmüyor. Demokrasi
tamamen siyasaldır ve bir akıl düzenini gösterir.
Demokrasi "siyasal ve düşünseldir" sözü bunu açıkça belirtiyor.
"Demokrasi vatandaşın insan sıfatıyla egemenliğe katılmasıdır" diyor ve
buradan da genel eşitlik ilkesini demokrasinin bir diğer temeli
yapıyor. Bu eşitlikten "bütün bireylerin aynı siyasal hakka sahip
olmaları anlaşılacaktır. Bu da genel ve eşit oy hakkıdır.

Atatürk "Demokrasiye Muhalif Asri Cereyanlar: (Günümüzde demokrasiye
aykırı akımlar)" başlığı altında şöyle demektedir: "Demokrsi günümüde
bazı akımlarca tehdit ediliyor.

Bunların en önemlileri Bolşevizmile Faşizmdir. Bu akımlarda ortak olan
yön özgürlükleri sona erdirmeleri ve toplum ile bireyin çıkarları
üzerine belli zümreleri çıkartmalarıdır. Bu akımlara rağbet etmek
mümkün değildir.
Bizde herkes hakça, çıkarca ve özgürlükçe eşittir." Atatürk böylece
sözde Cumhuriyet olan bazı totaliter sistemleri reddetmekte,
özgürlükçü, demokratik bir cumhuriyet yandaşı olduğunu ve açık biçimde
göstermektedir.Günümüzde demokrasi mekanizmasının işlemesindeki temel
ilke eşiitliktir. Uygulanış biçimi temsilidir.

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:26 am

ÜNİTE - 25 ATATÜRK İLKELERİ (2) MİLLİYETÇİLİK

Klan, aralarında akrabalık bulunan, ortak bir toteme inanan insanların
oluşturduğu bir topluluktur. İnsanlar çok uzun bir süre klan aşamasında
kalmışlar, daha geniş birliklere yaşamıştır.

Giderek aynı çevrede yaşayan klanların birleşmeye başladıkları
görülüyor. Büyük bir olasılıkla, "aynı çevrede bulunma" klan üyelerinin
ortak bir soya dayandığı görüşünü uyandırmuş olmalıdır.

Böylece "aşiret" oluşmuştur. Ortak çıkarları, birbirleriyle olan
ekonomik ilişkileri, savunma zorunlulukları bazı aşiretlerin de
birleşerek daha büyük örgütlü toplulukların oluşması yolunu açtı.
Böylece "Kabileler" ortaya çıktı.

ULUS (MİLLET) KAVRAMI

"Kabileler Birliği" anlamında olan "ulus" sözcüğü Moğolca'dan
gelmiştir. Bugün Türkçemizde "millet" ile "ulus" aynı manada
kullanılır. BAtıda ulusun karşılığı nation dur

ULUSU BELLİ BİR IRKA DAYANDIRAN GÖRÜŞ

Ulus özelliğini yalnız ırkla açıklamak yanıltıcıdır. Ayrıca artık
ırkların "ayrılığından" söz etmek kesinlikle mümkün olmadığını göre ırk
esasını ulusun ölçüsü yapmak bilimsellikle bağdaşmıyor. Örneğin
Amerikalıların soy birliği yoktur.

ULUSU BELLİ BİR DİNE DAYANDIRAN GÖRÜŞ

Din; inanca dayanan bir kurumdur, dinin birleştirici olması için
toplumdaki insanların çok büyük bir çoğunluğunun aynı inanca sahip
olmaları gerektir.
Öte yandan bir din, aynı toplumda, bir başka dinle eşit koşullar
altında bir arada olamaz. Gene, birbirinden çevre, toplumsal statü,
çıkar bakımlarından çok farklı insan toplulukları aynı dine
inanabilirler ama, biraraya gelip ortaklaşa bir ulus yaşamı süremezler.

ULUSU BELLİ BİR DİLE DAYANDIRAN GÖRÜŞ

Dil konusunda ırk ölçüsüne göre daha geniş düşünmek gerekir. Dil bir
iletişim ve kültür aracıdır insanların birbirleriyle anlaşabilmesinin
tek yoludur.
Bu bakımdan aynı dili konuşunlar daha rahatça birarada yaşayabilirler.
Gerçekten ırk bakımından kökenleri ayrı olduğu halde aynı dili konuşup
bir ulus durumunu almış topluluklar vardır.

Diğer yandan, sayıları pek fazla olmamasına rağmen bazı uluslarda dil
birliği yoktur. Sonuçta ortak kullanım dilde ortak bir ölçüt değildir.
Mesela Suriye'lilerin dil birliği yoktur.

Ulus olmanın ölçüsü olarak erişilen öğenin özelliği daha çok "manevi"
bir yöne sahip bulunmasıdır. Bu ölçü "tarih, gelecek ve kültür birliği
ile bu değerlere olan inançtır. Türklerde en eski ulus kavramını
somutlaştıran eser Orhun yazıtları olduğu biliniyor.

ULUSÇULUK (MİLLİYETÇİLİK)

insanoğlunun bugüne değin erişebildiği en mükemmel toplu yaşama
biçiminde "ulusçuluk-milliyet-çilik" denilen bir takım çıkmıştır.
Ulus aşamasına gelmiş bir topluluğun üyelerinde, içlerinden çıktıkları
u-lusun yücelmesi, ilerlemesi, haklarının en iyi biçimde korunabilmesi
duygu ve ülkülerinin bulunması çok doğaldır.

Başka bir deyişle, ilkel topluluklarda bulunmayan bireycilik, ulusta
vardır. Ama bu, bilinçli bir bireyciliktir; kişinin içinde bulunduğu
ulusa ait olma, kendisi yücelirse ulusun da yüceleceği duygusu ve
inancıdır, işte bu duygu ve inanca sahip olma ve bunları geliştirme de
"ulusçuluk" kavramı ile belirtilir. Ulusçuluk akımının Batıdaki ilk
çıkışları 18.yy ve 19.yy aralarına denk gelir.

TÜRKLER'DE MODERN ULUSÇULUK DUYGUSUNUN UYANMASI

Türk ulusçuları bir arayış içinde iken ünlü bir bilim adamı olan Ziya
Gökalp'in '1876-1924) belirişi çok önemli bir aşamaya geçilmesini
sağlamıştır.
Ziya Gökalp "ulus"un niteliği üzerinde düşünen ilk bilim adamımızdır.
Herşeyden önce, en ülküsel toplum yaşayış biçiminin "ulus" olduğunu
belirterek, o güne kadar var olan Osmanlıcılık veya islamcılık
akımlarının "ulus" kavramını karşılayamadığını belirtmiştir.

ATATÜRK'E GÖRE TÜRK ULUSU

Atatürk önce her ulusa uyacak bir tanım yapar. Bu tanım şöyledir:
- Zengin bir hatıra mirasına sahip bulunan;
- Beraber yaşamak hususunda müşterek arzu ve mavafakatte samimi'olan;
- Ve sahip olunan mirasın muhafazasına beraber devam hususunda
iradeleri müşterek olan insanların birleşmesinden vücuda gelen cemiyete
"millet" adı verilir.
Atatürk'ün bu tanımı ve açıklaması ilk ulus sayılmanın baş koşulu
olarak manevi öğeyi göstermiştir. O'na göre bu ölçü, bugünün uygar
düşüncesine göre diğer ülçülerin çok daha üzerinde yer aly-maktadır.
Atatürk'e göre, Türk ulusunun oluşmasında etkili bulunduğu görülen doğal ve tarihsel olgular şunlardır:
- Siyasal varlıkta birlik;
- Dil birliği;
- Yurt birliği;
- Irk ve köken birliği;
- Tarih akrabalığı.

ATATÜRK'E GÖRE TÜRK ULUSÇULU?U

Atatürk, ulusallığı şöyle tanımlıyor; Bir ulusun diğer uluslara oranla
doğal veya sonradan kazanılmış özel karakter sahibi olması; diğer
uluslardan farklı bir yaşayış göstermesi; çoğunlukla onlardan ayrı
olarak ama onlarla koşut bir gelişme içinde

DEVLETÇİLİK

Devletçiliği sadece ekonomi alanıyla sınırlamak, bizim görüşümüze göre
kavramı son derece daraltmak olur. Devlet varlığı gereği, toplumun her
kesimine ve kurumuna gereksinmeler doğdukça müdahale eder ve bu onun
devletlik niteliğinin zorunlu ve doğal bir sonucudur.
Bu müdahalelerin kuralları, ölçüsü genel ve geniş anlamda devletçiliği
doğurur. Ama bir önemli gerçek vardır: insanların en yaşamsal
gereksinmeleri hep ekonomi alanında belirir.
Bundan dolayı "devletçilik" denildiği zaman ilk akla gelen "ekonomi
alanında devlet müdahalesi" oluyor. Osmanlı imparatorluğunda soylular
kesimi yoktu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NDE DEVLETÇİLİK

Devlet pek çok alanda gösterdiği kararlı müdahaleyi ekonomi alanında
tam olarak gösterememiştir, bunun sebepleri ise; ekonomi alanında
özellikle sanayileşmede özel girişime olanaklar tanınması
kararlaştırılmıştı; bu konuda özendirici önlemler de alınmıştı.
Ama, ekonomi alanında özel girişimin bilgi ve sermaye birikimi hiç
denilecek derecede azdı. Yurdun ise öncelikle sanayileşmeye gereksinimi
vardı. Devlet 1931 yılına kadar ekonomi alanında kendini tam olarak
duyuramamıştır. O yıldan itibaren ekonomik devletçilik, görüşü
benimsendi ve uygulamaya konuldu.
Devlet önemli bazı alanlarda üretimi doğrudan doğruya kendisi
gerçekleştirecekti; para ve kredi işleri düzen ve denetim altına
alınacaktı; planlı sayılabilecek bir ekonomi uygulamasına geçilecekti.

ATATÜRK'ÜN DEVLETÇİLİK ANLAYIŞI

Atatürk'e göre, devletçiliğin ölçüsü şudur; Yurttaşın gelişmesi,
yücelmesi için gerekli alanlara devlet müdahale edecektir, etmelidir.
Ama bu eşitlik ve özgürlük esasına dayanan bir müdahale olmalıdır.
Atatürk "ekonomik devletçilik" hakkında ise şu tespiti yapmıştır; Bir
rejimi kurup koruyabilmek için bireyleri, devletin düzeni ve kuralları
içinde özgür kılmak gerektir.
Bu nedenle birey ekonomi alanında da rahat davranmalıdır. Ama bazı
ekonomi alanları toplumun bütününü doğrudan doğruya ilgilendirmektedir.
Bugünkü deyimle bunlara "altyapı" alanları diyebiliriz
Atatürk geniş anlamıyla devletçidir. O'na göre gereken konularda devlet
yurttaşla ilgilenmek zorunluluğundadır. Ekonomik alanda ise Atatürk'ün
görüşü esnektir.
Atatürk bu bakımdan katı bir devletçilik ilkesi koymamıştır. Fakat
devletin ağırlığını bu alanda da göstermesi ve düzenleyici-denetleyici
etkisini gerektiği zaman göstermesini istemiştir. Öyle ise O'nun
ekonomik devletçiliği değişen zaman ve koşullara her zaman uyabilir.

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:26 am

ÜNİTE - 26 ATATÜRK İLKELERİ (3) HALKÇILIK

HALKÇILIK

Halkı ilk önce 'bir ülkede yaşayan yurttaşların oluşturduğu topluluk"
olarak tanımlayacağız. Ulus tanımında somutluktan çok soyutluk ağır
basar.
Bildiğimiz gibi ulus birarada yaşama isteği dolayısıyla sürekli olarak
bütünlük gösteren bir topluluktur. Halk ise somut bir kavramdır. Ulus
gözle görülmez ama halk somut olarak kendini belli eder.
Halk dediğimiz zaman ulus kavramı üzerindeki manevi örtü kalkar ve
yurttaşların çeşitli kesimlerini somut bir biçimde gösteren tablo
ortaya çıkar.
Diğer deyişle ulusu oluşturan insanların somut bir biçimde görülmesi
ile beliren topluluk halktır. Yani ilk halk kavramı somut bir olgudur.

ATATÜRK'IN HALKÇILI?I

Atatürk'ün ortaya koyduğu halkçılık ilkesi üç e-sas üzerinde yükselir.
- Yeni kurulan devlet, belli bir zümreye, belirli çıkarlara sahip
kimselere değil, doğrudan doğruya halka dayanır. Yeni Türkiye devleti
halka değer veren bir devlettir, halkın devletidir.
- Atatürk halkın içindeki çeşitli tabakaları, grupları, kümeleri yalnız
iş alanları bakımından farklı görür. Bunun dışında bütün bireyler,
birbirine eşittir; ayrıca her meslek sahibi de diğerleriyle aynı
saygınlığı görür.
"Türkiye Cumhuriyeti" halkı ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil ve
fakat kişisel ve toplumsal yaşam için iş bölümü itibarıyla çeşitli
mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas ilkelerimiz-dendir.
- Atatürk'e göre halkçılığın esaslarından biri de, halkın mutluluğunun
gene halkça, birbütün olarak sağlanmasıdır. Bunu gerçekleştirmek için
de herkesin çalışması gerekir.
Özetleyecek olursak Atatürk, Türk halkını kendi kendini yöneten, ulusal
egemenlik esasına göre demokratik bir rejim içinde yaşayan , birbirine
hakça eşit, toplumsal dayanışma içinde bulunan insanların oluşturduğu
birbütün olarak görmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin sosyal bir bir
hukuk devleti olmasındaki temel ilke halkçılık ve ulusçuluktur.


ÜNİTE - 27 ATATÜRK İLKELERİ (2) LAİKLİK


LÂİKLİK KAVRAMI VE DÜNYADAKİ GENEL TARİHSEL GELİŞİMİ

"Laik" kelimesi dilimize Fransızca'dan geçmiştir. Fakat kökeni eski
Yunanca'dadır. Bu dilde "Loikos" halka kalabalığa ait demektir.
Sözcük ortaçağ Avrupasında "din işleriyle ilgisi bulunmayanlar" yani
rahipler ile onlara meslek açısından yakın olanlar dışında kalanlar
aniamını kazandı.
Kavram böylece doğdu ve giderek ağır bir süreç sonunda siyasal bir
niteliğe büründü. Bu niteliği ile Lâiklik bir devletin temelini ve
hukukunu dine dayandırmaması anlamını aldı.

Laiklik kiliseye karşı duyulan çok şiddetli bir tepkinin belirtisi
olmuştur. Batıda devleti kiliseden arındırmak için uzun ve zahmetli bir
gelişme gözlenir.
Düşüncelerde giderek kökleşen laiklik hukuksal bakımdan ilk biçimini
Amerika Birleşik Devletleri Anayasasında (1787) bulmuş, ama asıl
şiddetli ve hızlı gelişimine birkaç yıl sonra çıkan Fransız ihtilali
ile girmiştir.

Din ile devlet arasında kesin bir çizginin çekilebilmesi için herşeyden
önce tam bir vicdan özgürlüğüne gereksinim vardır. Din ve vicdan
özgürlüğü bugün artık vazgeçilmez en temel haklardan biri olarak
görülüyor.

Devletlerin temelleri binlerce yıl dine dayandı. Her devlet içinde
yaşayanları kendi dinine göre yönetti. Hükümdarlar egemenliklerini
dinden aldıkları ıileri sürdüklerinden, yönetimlerinin de o dine göre
biçimlenmesinden kaçınılamazdı.
Böylece dinler giderek toplumsal özellikleri yanında siyasal nitelikler
de taşımaya başladılar; Siyasal kurumlar durumuna da eriştiler. Asıl
işlevleri bir yana bırakıldı. Din adamları katı kuralları ile toplumu
yönlendirdiler.

Toplumdaki gelişme isteği böylece donmuş, kalıplara dökülüyordu. Devlet
yönetimi içinde dinin çıkartılması, bu bakımdan büyük bir gelişme
sayılmalıdır. Böylece bir suistimali laiklik sayesinde önlemiş oldu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NDE LÂİKLİ?İN GELİŞİMİ

Kuruluş döneminde bazı önemli konularda gösterilen esnekliğe rağmen
Osmanlı Devleti'ni o zamandaki yapısını "Laik" olarak nitelemek mümkün
değildir.
Yeni Türk Devleti 1920 yılının 23 Nisan günü kurulduğu sırada
laiklikten söz etmek mümkün değildi. Osmanlı saltanatı "tanrısal" idi.
Osmanlı Anayasası'na göre padişah "mukaddes (kutsal)" sayılırdı.
Devletin yapısı da dine dayanıyordu. Ama şimdi egemenliğin doğrudan
doğruya ulusa ait olduğu bir devlet kurulmuştu. Böyle bir devlette
artık "tanrısal" değil "ulusal" kaynak egemenliği doğuruyordu.

Egemenliğin ulusa ait olması zaten laik bir devletin kurulduğunu
gösteriyordu. Gerek saltanatın gerek ardın-dan halifeliğin kaldırılması
bu durumun mantıksal sonuçları idi. 1924 yılında tamamlanan bu ilk
adımların ardından aynı yıl yeni Anayasa (1924 Anayasası) yapıldı, bu
Anayasa'nın ilk biçiminde devlet dini vardı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin baş görev-leri arasında dinsel
hükümleri yerine getirmesi bulunuyordu. Ama aynı Anayasa Türk
yurttaşlarına geniş bir din ve vicdan özgürlüğü tanımıştı.

Ardından, 1926 yılında Türk Medeni Kanunu kabul edildi. Dinsel hükümler
dışında kalan önemli özellikler taşıyordu bu yasa. Herşeyden önce
kadına meslek seçme özgürlüğü getiriyordu. Aile yapısını tek eşlilik
esasına dayandırıyordu.
Türk Devriminin düşünce ve eylem alanındaki en önemli temel taşı
laiklik olduğundan hemen her devrim atılımı onunla ya doğrudan doğruya
veya dolayısı ile ilgilidir.

Devletin din kurumlarından arındırılması aşaması:
1. Öğretimin birleştirilmesi
2. Türk medeni kanununun kabul edilmesi
3. Halifeliğin kaldırılması
4. Tekke ve zaviyelerin kapatılması

ATATÜRK'TE LAİKLİK ANLAYIŞI

Atatürk'ün şu sözleri laiklik anlayışını özlü biçimde veriyor: "Din bir
vicdan meselesidir. Herkes vicdanın emrine uymakta serbesttir. Biz dine
saygı gösteririz.
Düşünüşe ve tefekküre muhalif değiliz. Bizsadece din işlerini millet ve
devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasde ve fiile dayanan
taassupkâr (gerici) hareketlerden sakınıyoruz.

Atatürk'ün laikliği kesinlikle dine karşı değildir. Din bir vicdan
işidir. Laiklik tam bir inanç özgürlüğü ortamında ulus ve devlet
işlerini din işlerinden ayırmaktan başka bir şey değildir.







sid=37540;channel=45042;w=125;h=125;wmid=18125;domain ="acikogretim.gen.tr";
kategori ="47";
gosterim="B";adsrv=1;arkaplan="FFFFFF";
baslik="000000";
aciklama="000000";
kenarlik="000099";
jsai="50f98e4ffa7f6efc";

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:26 am

Belirli bir kültür düzeyine erişmiş toplumların ortaya çıkardıkları kuruma ne ad verilir?

Devlet
Adalet sistemi
Parlamento
Hükümet
Siyasal parti

2. İlk toplumların en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Paylaşım duygusunun olmaması
Sınıf farklılıklarının önemli olması
Toplumu, seçilmiş bir kişinin idare etmesi
Mülkiyet kavramının gelişmiş olması
Bireylik bilincinin doğmamış olması

3. Hukuk devletinin ilk ve en önemli varlık temeli aşağıdakilerden hangisidir?

Kadın-erkek eşitliğini getirmesi
Bütün insanlara mal güvencesi vermesi
Halka siyasi parti kurma hakkını vermesi
İnsanlara vicdan hürriyeti sağlaması
Bütün insanlara can güvencesi vermesi

4. Yeniçeri Ocağı hangi tarihte kaldırıldı?

1858
1814
1826
1795
1895

5. "Türkçülük" akımının, ilk kez siyasal boyutu ile tartışılmasına zemin hazırlayan grup aşağıdakilerden hangisidir?

Genç Osmanlılar
İttihatçılar
Cumhuriyetçiler
Ayanlar
Turancılar

6. 19. yüzyılda büyük anlaşmazlıklar içinde bulunmayan ve dünyayı
aralarında bölüşüp iyi-kötü geçinen emperyalist devletler arasındaki
varolan dengenin bozulmasına yol açan en önemli olay aşağıdakilerden
hangisidir?

Fransa'nın Almanya'dan toprak talep etmesi
İngiltere'nin güçlü bir donanma oluşturması
Amerika'nın yansızlık politikasına son vermesi
Alman İmparatorluğu'nun kurulması
Balkan Yarımadası'nda kurulan devletler arasında rekabetin başlaması

7. Rusya'nın Balkan Devletleri'ni örgütleyerek Osmanlı Devleti'ne karşı
Balkan Savaşları'nı başlatmasına cesaret veren gelişme aşağıdakilerden
hangisidir?

İtalya'nın Trablusgarp'ı işgal etmesi
Doğu işleri için Üçlü Birleşme Antlaşması'nın yapılması
Rus çarı ile İngiliz Kralının Reval'deki görüşmesi
Azınlıklara geniş haklar tanıyan Islahat Fermanı'nın ilan edilmesi
Üç İmparator Antlaşması'nın imzalanması

8. I. Dünya Savaşı sonrasında, Almanya'nın pek çok toprağını
yitirmesine ve ağır mali yükümlülükler altına girmesine neden olan
antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Berlin Barış Antlaşması
Versay Barış Antlaşması
Gümrü Antlaşması
Paris Barış Antlaşması
Mondros Mütarekesi

9. İstanbul Hükümeti tarafından asayişi sağlamak üzere Anadolu'ya
gönderilen Mustafa Kemal Paşa'nın gerçek niyetini açığa çıkaran ilk ve
en önemli gösterge aşağıdakilerden hangisidir?

Havza'dan, Harbiye Nezareti'ne çektiği telgraf
Erzurum'da bir kongre toplanması kararının alınması
Kâzım Karabekir'den kolordusunu terhis etmemesini istemesi
Amasya genelgesi
Samsun'da halka yaptığı konuşma

10. "Redd-i İlhak" ruhunun ilk doğduğu kongre aşağıdakilerden hangisidir?

Sivas Kongresi
Erzurum Kongresi
Büyük İzmir Kongresi
Milli Kongre
Alaşehir Kongresi

11. Yurtseverler tarafından, İstanbul Hükümetine bağlı olarak yarı
özerk bir siyasal oluşum düşüncesinin pekiştirildiği kongre
aşağıdakilerden hangisidir?

İkinci Balıkesir Kongresi
Muğla Kongresi
Alaşehir Kongresi
Birinci Nazilli Kongresi
İkinci Nazilli Kongresi

12. Yurdun savunulması için bütün ulusal güçlerin toparlanması, Osmanlı
Devleti'nin Uluslar Kurumuna alınmasının sağlanması, yurtdışına
kurullar göndererek Türklerin uğradıkları haksızlıkların anlatılması
gibi amaçları gerçekleştirmek isteyen kongre aşağıdakilerden hangisidir?

Nazilli Kongresi
Balıkesir Kongresi
Milli Kongre
Sivas Kongresi
Alaşehir Kongresi

13. Heyeti-i Temsiliye'nin, dolayısıyla da ulusal kurtuluş hareketinin merkezi aşağıdaki illerden hangisi olmuştur?

Sivas
Amasya
İstanbul
Erzurum
Ankara

14. İtilaf Devletleri'nin 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal
etmelerine neden olan en önemli olay aşağıdakilerden hangisidir?

Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Misak-ı Milli'nin kabul edilmesi
Ulusalcıların manda ve himaye fikirlerine karşı çıkması
Sivas Kongresi'nde ulusal mücadele yönünde kararlar alınması
Anadolu hareketini yönlendirenlerin Sevr Antlaşmasını tanımaması
Anadolu'nun baskısı ile Damat Ferit Hükümeti'nin istifa etmesi

15. Yeni Türkiye Devleti'nin ilk anayasası hangi tarihte ilân edilmiştir?

19 Mayıs 1919
13 Kasım 1918
23 Nisan 1920
29 Ekim 1923
20 Ocak 1921

16. Aşağıdakilerden hangisi, I. Dönem TBMM'nin özelliklerinden biri değildir?

Her vekilin kendini seçen meclise karşı sorumlu olması
Ordu ve Kolordu komutanlarının millet vekili olabilmesi
Vekillerin, milletvekilleri arasından ve doğrudan doğruya TBMM tarafından seçilmesi
Başbakanın milletvekilleri arasından oy çokluğu ile seçilmesi
Yürütme gücünün doğrudan doğruya TBMM içinde olması

17. Sevr Antlaşması ile ilgili bir değerlendirme yapıldığında aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılmaz?

Misak-ı Milli sınırları içinde bir Osmanlı Devleti'nin bırakılmış olduğu
Osmanlı Devleti'nin İstanbul üzerindeki egemenliğinin sona erdiği
Azınlıkların Türklerden daha fazla haklara sahip olduğu
Güneydoğu Anadolu'nun bir bölümünde Anlaşma Devletleri denetiminde yeni devletler kurulacağı
Ege Bölgesinin yönetiminin Yunanistan'ın eline geçtiği

18. Aşağıdakilerden hangisi Ulusal Ordu'nun kurulma aşamasında
karşılaşılan para sıkıntısını gidermek amacıyla TBMM Hükümeti
tarafından başvurulan yollardan biri değildir?

Bankalardaki paralara el konulması
Halka yeni vergiler konması
Vergi oranlarının artırılması
Posta havalelerinin geciktirilmesi
İngilizlerden parasal destek sağlanması

19. İtalyanların, işgal ettiği bölgede bir işgal gücü gibi davranmayıp
sempati toplamak ve bu yolla ekonomik nüfuz kurmak şekline dönüşen
siyasetinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

italya'nın, işgal bölgesindeki Fransızlarla nüfuz mücadelesine girmesi
İşgal ettiği bölgede bir koloni kurmak istemesi
İşgal eylemine yavaş yavaş son vermek istemesi
Anadolu'daki hükümet ile iyi ilişkiler kurarak bölgenin denetiminin kendisine verilmesini sağlamak istemesi
Ege Bölgesi'nin Yunanlılara verilmesi

20. TBMM'yi tanıyarak işbirliği içine giren ilk ülke aşağıdakilerden hangisidir?

Japonya
Almanya
İtalya
Rusya
ABD

21. Lozan Antlaşması ile İmroz, Bozcaada ve Tavşan Adası dışındaki Ege
adalarının geri alınamamasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Yeni Türk Devleti'nin Adalar konusunda ısrar edememesi
Ege adalarının Misak-ı Milli ile saptanan sınırlar içinde olmaması
Lozan'daki Türk temsilcilerinin başarılı bir politika izleyememesi
Ege adalarında nüfus yoğunluğunun Rumlarda olması
Adaları vermek istemeyen Yunanlıların İngilizler tarafından desteklenmesi

22. Aşağıdakilerden hangisi Lozan Antlaşması kapsamında değildir?

Devlet borçlarının ödenmesi üzerinde her türlü yabancı gözetim ve denetimine son verilmesi
Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam savunma ve denetim hakkının tanınması
Azınlıkların Türk uyruklu sayılması
Musul sorununun iki görüşmelere bırakılması
Kapitülasyonların her türlü sonuçları ile birlikte kaldırılması

23. Türk-Irak sınırı aşağıdakilerin hangisinde çizilmiştir?

Londra Antlaşması'nda
Ankara Antlaşması'nda
Mudanya Ateşkesi'nde
Lozan Antlaşması'nda
Uluslar Kurumu'nda

24. Musul-Kerkük üzerine bir askeri hareket yapılmasını engelleyen olay aşağıdakilerden hangisidir?

Menemen olayı
Çerkez Ethem olayı
Şeyh Sait Ayaklanması
Çok partili siyasal sisteme geçilmesi
Atatürk'e suikast girişiminde bulunulması

25. 1876 Anayasasının varlığını kesin olarak ortadan kaldıran olay aşağıdakilerden hangisidir?

Lozan Antlaşmasının imzalanması
Teşkilatı Esasiye Kanununun ilanı
Saltanatın kaldırılması
Cumhuriyetin ilanı
TBMM'nin açılması

26. TBMM'nin "kuruculuk" niteliği aşağıdakilerden hangisi ile sona ermiştir?

1923 Anayasa değişikliği ile
1924 Anayasası ile
1921 Anayasası ile
1982 Anayasası ile
1961 Anayasası ile

27. Türkiye'nin çok partili sisteme geçmesine neden olan olay aşağıdakilerden hangisidir?

Halkın, konuyla ilgili yoğun talepte bulunması
Cumhuriyet Halk Partisi'nin güçsüzleşmesi
İsmet İnönü'nün cumhurbaşkanı olması
Birleşmiş Milletler Örgütü'ne girilmiş olması
Ekonomik sıkıntıların yoğunlaşması

28. 1950-60 dönemi iktidarlarının en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Askeri harcamaları kısmak
Dış politikada denge politikası izlemek
Türk Devrimini bir bütün olarak benimsememek
Hesapsız bir ithalat rejimi izlemek
Gereksiz fabrikalar açmak

29. Hatay, hangi tarihte Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ili olmuştur?

1938
1939
1937
1935
1933

30. Aşağıdakilerden hangisi I. Dünya Savaşı sonunda Avrupa'daki siyasi gelişmelerden biri değildir?

Polonya'ya Alman topraklarından büyük bir pay verilmesi
Tirollerin İtalya'ya bağlanması
Alman sömürgelerinin İngiliz, Fransız ve İtalyanlar arasında bölüşülmesi
Çekoslovakya'nın kurulması
Yugoslavya Krallığının kurulması

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Blackdream
Yönetici
Yönetici
avatar

Erkek
Zodyak : Akrep
Mesaj Sayısı : 56277
Yaş : 32
Nereden : Bursa
İş : Makine Teknikeri
Kayıt tarihi : 24/01/08
Rep Puanı : 28
Rep Puanı : 231948

MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   Ptsi Nis. 06, 2009 11:27 am

1-) Hangi dönemde bütün yurttaşların devlet gücü üzerinde hakkı olduğu görüşü ortaya çıkmıştır?
A) Feodalite dönemi
B) Aydınlanma çağı
C) Liberal dönem
D) Hellenistik dönem
E) Orta Çağ

--------------------------------------------------------------------------------
2-) Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı’nın gerileme nedenlerinden biri değildir?
A) Coğrafi keşifler
B) Kapitülasyonlar
C) Toprak sisteminin bozulması
D) Yeterli derecede sermayenin olmaması
E) Fransız ihtilali

--------------------------------------------------------------------------------
3-) Aşağıdakilerden hangisi III. Selim dönemi ıslahatlarındandır?
A) Humbaracı ocağının açılması
B) Tımar sisteminin kaldırılması
C) Yeniçeri Ocağının kaldırılması
D) Nizam-ı Cedid ocağının kurulması
E) Mahkemelerin halka açık hale getirilmesi

--------------------------------------------------------------------------------
4-) Osmanlıdaki ıslahatların temel amacı ne olmuştur?
A) Halkın yaşam seviyesini yükseltmek
B) Rejim değişikliği sağlamak
C) Halka özgürlükler vermek
D) Devleti parçalanmaktan kurtarmak
E) Eğitim seviyesini yükseltmek

--------------------------------------------------------------------------------
5-) Amerika Birleşik Devletlerini I. Dünya Savaşına girmeye iten neden aşağıdakilerden hangisidir?
A) Bolşeviklerin Rusyayı savaştan çekmeleri
B) Almanların Amerika Birleşik Devletleri gemilerine saldırmaları
C) Almanların Atlas Okyanusunda üstünlüğünü yitirmeleri
D) Japonların ABD Limanlarına saldırmaları
E) Osmanlı Devletinin savaşa girmesi

--------------------------------------------------------------------------------
6-) Aşağıdakilerden hangisi I. Dünya Savaşı sonunda Avusturya toprakları üzerinde kurulmuş devletlerden biri değildir?
A) Polonya
B) Yugoslavya
C) Romanya
D) Macaristan
E) Çekoslovakya

--------------------------------------------------------------------------------
7-) Aşağıdakilerden hangisi Kuvayi Milliyenin Kurtuluş Savaşına sağladığı yararlardan biri olarak düşünülemez?
A) Düşmanı oyalama ve yıpratma
B) Düşmanı yurttan atma
C) Düzenli ordunun kurulması için gerekli zamanı yaratma
D) İç ayaklanmaları önleme
E) Kitlelere direniş ruhunu aşılama

--------------------------------------------------------------------------------
Cool Kurtuluş Savaşının amacı gerekçesi ve yöntemi ilk kez hangi yolla açıklanmıştır?
A) Misak-ı Milli belgesiyle
B) Amasya Genelgesiyle
C) Sivas kongresi kararlarıyla
D) Erzurum kongresi kararlarıyla
E) İlk TBMM kararlarıyla

--------------------------------------------------------------------------------
9-) İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Derneği tarafından 17-19 Mart 1919
tarihinde düzenlenen Büyük İzmir Kongresi’nde aşağıdakilerden hangisi
geliştirilmiştir?
A) Yeni bir devlet fikri
B) İşgallere karşı direnmeme anlayışı
C) Redd-i İlhak düşüncesi
D) Cumhuriyet düzenine geçme girişimi
E) Laik ve çağdaş bir devlet anlayışı

--------------------------------------------------------------------------------
10-) Aşağıdakilerden hangisi devrimin özelliklerinden biri değildir?
A) Bütün devrimlerde zorlama unsuru vardır
B) Devrimlerde hazırlık süreci vardır
C) Devrimin ön aşaması ihtilaldir
D) Devrim topyekün değişmeyi ifade eder
E) Devrimin amacı devleti güçlendirmektir

--------------------------------------------------------------------------------
11-) Devlet yapısının çeşitli alanlarda işlerliğini yitirmesi sonucu yapılan düzeltimlere ne ad verilir?
A) Evrim
B) Devrim
C) Islahat
D) Darbe
E) İhtilal

--------------------------------------------------------------------------------
12-) Eski Türk devletlerinin kısa sürede yıkılmalarının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çin’in saldırıları
B) Bölgenin coğrafi durumu
C) Devletin geleneklere göre kardeşler arasında ortaklaşa yönetilmesi
D) Türklerin boylar halinde yaşamaları
E) Göktanrı anlayışının var olması

--------------------------------------------------------------------------------
13-) M. Kemal hangi olay öncesinde tüm resmi görevinden istifa etmiştir?
A) Amasya Görüşmesi
B) Amasya Tamimi
C) TBMM’nin açılması
D) Erzurum Kongresi
E) Sivas Kongresi

--------------------------------------------------------------------------------
14-) Aşağıdakilerden hangisinde milli güçlerin birleştirilmesine karar verilmiştir?
A) Erzurum Kongresi
B) Sivas Kongresi
C) Amasya Genelgesi
D) Amasya Görüşmesi
E) Son Osmanlı Mebusan Meclisi

--------------------------------------------------------------------------------
15-) I. Havza Genelgesi
II. Erzurum Kongresi
III. Amasya Görüşmesi
IV. Amasya Genelgesi
V. Sivas Kongresi
Adı geçen olayların tarihsel sıralaması aşağıdaki seçeneklerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?
A) I, II, III, IV, V
B) I, IV, II, V, III
C) I, IV, II, III, V
D) IV, II, I, V, III
E) IV, I, III, V, II

--------------------------------------------------------------------------------
16-) Kars-Ardahan-Batum ve Batı Trakya ile ilgili olarak Osmanlı meclisinde hangi karar alınmıştır?
A) Halkoyu ile milli sınırlara katmak
B) Barış görüşmeleriyle geri almak
C) Savaşarak işgalden kurtulmasını sağlamak
D) Milli kuvvetleri harekete geçirmek
E) Halka silah yardımında bulunmak

--------------------------------------------------------------------------------
17-) I. Müdafaa-i Hukuk grubu oluşturmak
II. Mustafa Kemal’i başkan seçmek
III. Misak-ı Milli kararlarını kabul ettirmek
Yukarıdaki esaslar hangi toplantıya katılacak olanlara görev olarak verilmiştir?
A) Birinci TBMM’ye
B) Sivas Kongresine
C) Erzurum Kongresine
D) Balıkesir-Alaşehir Kongrelerine
E) Son Osmanlı Mebuslar Meclisine

--------------------------------------------------------------------------------
1Cool TBMM’ni Osmanlı Meclis-i Mebusan’dan ayıran en önemli özellik nedir?
A) Zor şartlar altında toplanması
B) İstanbul Hükümetine karşı çıkması
C) Antlaşma Devletleri tarafından olumsuz karşılanması
D) Ulusal bir nitelik taşıması
E) İstanbul’da açılmamış olması

--------------------------------------------------------------------------------
19-) Düzenli ordu içine girmek istemeyerek ayaklanan Çerkez Ethem birliklerine ne ad verilir?
A) Kuvayi inzibatiye
B) Yıldırım Orduları
C) Hareket Ordusu
D) Felah-ı Vatan
E) Kuvayi Seyyare

--------------------------------------------------------------------------------
20-) Düzenli ordunun kurulmasının şart olduğu hangi olay ile ortaya çıkmıştır?
A) Yunan saldırısı karşısında kuva-i milliyenin tutunamaması
B) Misak-ı Millinin ilanı ile
C) Hıyanet-i Vataniye kanununun çıkarılması ile
D) Sevr Barışının imzalanması ile
E) Çerkez Ethem’in ayaklanması ile

--------------------------------------------------------------------------------
21-) Aşağıdakilerden hangisi 1909 Anayasa değişikliği ile meydana gelen farklılıklardan değildir?
A) Siyasal partilerin kurulması döneminin açılması
B) Yargı güvensizliği yaratan hükmün kaldırılması
C) Meclis-i Mebusan’ın yetkilerinin daraltılması
D) Hükümetin meclise karşı sorumluluğunun kabul edilmesi
E) Padişahın yasama yetkisinin daraltılması

--------------------------------------------------------------------------------
22-) Osmanlı Devleti’nde memurların “kul” statüsünden çıkartılarak, can
ve mallarının güvence altına alınması, onlara düzenli aylıkların
bağlanması hangi padişah zamanında gerçekleştirilmiştir?
A) II.Mahmut
B) III.Selim
C) IV.Mustafa
D) Abdülmecit
E) II. Abdülhamit

--------------------------------------------------------------------------------
23-) Aşağıdakilerden hangisi Mondros Ateşkes Antlaşması’nın askeri hükümlerinden biri değildir?
A) Gereken miktar dışında Osmanlı ordularının terhis edilmesi
B) Bütün savaş gemileri, cephane, silah ve toplara el konulması
C) Bütün savaş tutsaklarının Ermeniler hariç serbest bırakılması
D) İran ve Kafkasya’ya giren Osmanlı birliklerinin geri çekilip dağıtılması
E) Anadolu dışındaki Osmanlı birliklerinin bölgelerindeki Anlaşma devletleri komutanlarına teslim olması

--------------------------------------------------------------------------------
24-) Yurtseverlerin tek amaç çevresinde toplanabileceklerinin kamuoyuna
ilk kez gösterilmesi aşağıdakilerin hangisinde ortaya çıkmıştır?
A) Alaşehir Kongresi
B) Amasya Genelgesi
C) Amasya Görüşmesi
D) Sivas Kongresi
E) Erzurum Kongresi

--------------------------------------------------------------------------------
25-) Aşağıdaki gelişmelerden hangisi Heyet-i Temsiliye’nin çalışmalarını sona erdirmiştir?
A) Kuvayı Milliye’nin birleşmesi
B) İstabul’un işgal edilmesi
C) Osmanlı Mebusan Meclisi’nin basılması
D) Büyük Millet Meclisi’nin açılması
E) Teşiklat-ı Esasiye Kanunu’nun çıkarılması

--------------------------------------------------------------------------------
26-) Osmanlı Devleti içinde etnik grupların federasyona benzer bir
sistem içinde yaşamasını savunan siyasal düşünce aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Kişisel girişim ve yerinden yönetim
B) Türkçülük
C) Osmanlıcılık
D) Turancılık
E) İslâmcılık

--------------------------------------------------------------------------------
27-) Türk Devrimini diğer devrimlerden ayıran en önemli özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Kendinden önceki devrimlerden esinlenmemesi
B) Egemenlik ile bağımsızlık savaşının birlikte yürütülmesi
C) Geçmişten gelen bir fikir tabanının olmaması
D) Zorlayıcılık öğesinin sürekli canlı tutulması
E) Salt bir öndere dayanması

--------------------------------------------------------------------------------
2Cool Erzurum kongresi öncesi kenti örgütlenmeye iten neden aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ermeni tehlikesinin yaklaşması
B) Kuvay-ı Milliye hareketinin güçlenmesi
C) Erzurumun işgal edilmemiş olması
D) Yunanlıların İzmir’i işgali
E) İtalya’nın Antalya ve çevresini işgal etmesi

--------------------------------------------------------------------------------
29-) İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin Devlet yönetimini tamamiyle ele geçirdiği olay, aşağıdakilerden hangisidir?
A) 31 Mart Vakası
B) Balkan Savaşları
C) I. Meşrutiyet
D) Babıâli Baskını
E) Trablusgarp Savaşı

--------------------------------------------------------------------------------
30-) Katılanlar açısından bölgesel, kararları yönünden ulusal nitelik taşıyan kongre aşağıdakilerden hangisidir?
A) Balıkesir Kongresi
B) Alaşehir Kongresi
C) Erzurum Kongresi
D) Sivas Kongresi
E) Nazilli Kongresi
31-3-Osmanlı İmparatorluğu ne zaman gerileme sürecine girdi?
a 17. yüzyıl ortalarında
b 16. yüzyılda
c 15. yüzyıl başında
d 18. yüzyıl ortalarında
e 18. yüzyıl başında
1-)B
2-)D
3-)D
4-)D
5-) B
6-)C
7-)B
CoolB
9-)C
10-)E
11-)C
12-)C
13-)D
14-)B
15-)B
16-)A
17-)E
1CoolD
19-)E
20-)A
21-)C
22-)A
23-)C
24-)E
25-)D
26-)A
27-)B
2CoolA
29-)D
30-) C
31-}A

_________________________________________________
[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

[Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.webyardim.org
Sponsored content




MesajKonu: Geri: İnkılap Tarihi Ders Notları   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İnkılap Tarihi Ders Notları
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» açık öğretim
» FIKRANIN TARİHÇESİ
» ortaköy tarihi
» Resimin tarihi nedir ? Resim sanatının tarihi?

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Türkçe Yardım Forumu Servisi ( www.webyardim.org ) 2008 - 2017 :: AÇIK ÖĞRETİM FAKULTESİ (Anadolu Üniversitesi) :: Ders Notları & İpuçları :: 2. Sınıf Ders Notları-
Buraya geçin: